Blog


ekasif Medya Takip Merkezi

ARAYIŞ


- anlamak* | ::

Kaldım kendi başıma geçmişimle sorgulu
Kurtulmak da yoktur ki kapatmışlar o yolu
Bir susamışlık kalmış dudağımın ucunda
Kül kokuyor dünlerim uçurum kenarında
Bana düşerse bil bir ömür boyu yaş düşer
Yağmur yağmurdur ama su bende sele döner
Bir gün seni özlesem bir gün kendimi bulsam
Öyle aşka düşsem ki yansam yansam kavrulsam
Bana bir yol çizilmiş sende daldım uykuya
Senden uzak kaldım da vardım aşkın farkına
Bir yol bilir ağlarım, aşkı bilmeyen gitmez

devamını oku

....

SAKLA BENİ


- anlamak* | ::

Senden uzakta üşürüm ben
Güneş eritemez yüreğimin buzulunu
Gözlerimden çığ düşer hasretine ağladığımda
Hadi nefesinde sakla beni !
Her soluğunda içinin sıcağına karışıp ısınayım

Gözlerinden ırak olamam ben
Toprak rengi gözlerine ektim hayat tohumlarımı
Hadi gözlerinde sakla beni
Ne yana baksan beni yeşert
Ne yana baksan seninle olayım

devamını oku

....

AN GELİR


- anlamak* | ::

an gelir
paldır küldür yıkılır bulutlar
gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet
o eski heyecan ölür
an gelir biter muhabbet
çalgılar susar heves kalmaz
şatârâbân ölür

şarabın gazabından kork
çünkü fena kırmızıdır
kan tutar / tutan ölür
sokaklar kuşatılmış
karakollar taranır
yağmurda bir militan ölür

devamını oku

....

İKRA


- anlamak* | ::

İkra demişti Rabbim sen niçin okumazsın

Okuyupta kendini sen niçin aramazsın

Kendini tanıyanlar bilir elbet Rabbini

Bilmekten de mi aciz aczini anlamazsın

 
 

Seni yaratan Rabbin adı ile oku sen

devamını oku

....

BİR SEVDALI GÖZLERDEN DÖKÜLEN


- anlamak* | ::

Umudun
Semadan yağmur damlaları misali
Kokuları yağdırırken
Sevda tüter hüzünler diner
Her damlanın
Sesinde ki nağmeler bir şarkıdır
Hayalin inkişafında
Notaların ritmini hatırlatır

devamını oku

....

SEN DEDİM VE!


- anlamak* | ::

Bir ben vardım bir sen,
Bir sen vardın bir ben,
Sen gittin,arkana bakmadan gittin
Ve ben kaldım.
sukutun dehlizlerinde süzüldüm.
Aktı yaşlarım gizli gizli ,
Ayazı.Kurşun gibi düşen,
Hoyrat ikindilerde.
Sırlı düşlere,meftun oldu yüreğim,
Üşüdü üşüdü.
Sen dedim,sustum.
Sukutum ağladı ağladı..
Yorgun düştü sevdam,ama ölmedi..
Gidişine yandım
Hasretin cemre gibi düştü vakti zamanıma..).

devamını oku

....

İSTANBUL


- anlamak* | ::

Büyük özlem duyarım adını duyduğumda
Senin yokluğun bir eksikliktir ruhumda,
Herkes gibi, bende isterim senin olmak,
Ama gel gör ki, ikimizin kavuşması cok uzak

Seninle olmak bir başka,
Seni yasamak bambaşka,
Görüyorum, kıymetini bilen yok,
Ne yazik ki, hasretinle kavrulan pek çok…

devamını oku

....

EKMEL-İ NUR


- anlamak* | ::

1/

Omuz verip gök kubbede bir buluta,
asırlar halkasından koşmaya gidiyoruz.
Kapamayın ne olur gözlerinizi bu gece,
bu gece uzun bir yolculuğa çıkıyoruz.
Sırtımızda emanet bir mazi,
havf ve reca ortasında müstakbel,
senelerden nur, aylardan Rebiyülevvel.
Süzülüp Bağdat'ın sisli penceresinden,
ve Cebrail'den korkmuş, Meryem'in nefesinden
müjdeler duymaya gidiyoruz.
Haber salın Âdem'in tüm evlatlarına,
Habil'ler, Kabil'ler dirilip gelsin.
bırakın bu gece süreyyayı
bırakın güneşler emzirsin.

devamını oku

....

İSTANBUL TİRYAKİLİĞİ


- anlamak* | ::

İstanbul tiryakiliği... buna insaflı olup İstanbul hastalığı desek de olur. İptilanın bir derecesi vardır ki artık bize zevk yerine ıstırap verir. Fakat bu öyle bir ıstıraptır ki, bedelini hiç bir zevkin dudağında bulamayız. Belki de bu yüzden bir İstanbul tiryakisi, içinde doğup büyüdüğü bu şehrin heyecanı afetine yakalanmış samimi, bir İstanbul divanesidir.

Onun için acaba, bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde... diye tıpkı bir masala başlar gibi, böyle bir İstanbul tiryakisi ağzı ile geçmiş zamandan konuşmaya âğâz etsek nasıl olur? Gerçi bu geçmişin, efsane ve esatirle alakası yoksa da, görünmez bir buyruğun keyfi üzere tasarruf edilmekte olan biz insanların birer masal kahramanından ne farkımız vardır? Başlangıcı bilinmeyen uzun ve ezeli dünya hikayesinin zincirine kendi masalını ekleyerek geçip giden insanoğlu...” (S. Ayverdi. İstanbul Geceleri).

devamını oku

....

Beyoğlu'na


cemaat.com ::

Biliyorum bekliyor
Tren raylarındaki bitmek bilmez soluyuş
Bir deniz yamacından yükselmekte ilkbahar
Yopyorgun bir devrimin ertesi mi lunapark
Tutkunun tonlarıyla bezenmiş bir silüet
Biliyorum resimde bir kadın var bekliyor

devamını oku

....

İslamî Düşüncenin Ana-Tommy'sine Kısa Bir Bakış


cemaat.com ::

Eskilerin her işlerine besmeleyle başladıkları gibi ben de yazıma bir besmele ile başlayacak olsam maazallah(!) başkalarının başına gelen benim de başıma geliverir de kimsecikler beni kurtaramaz. Zira, her ne vakit, İslamî (insanî) olan bir şeyden bahsedecek olsak hemen tekmil verecek birilerini bulmamız gerekecek. Aslında bu hiç de zor olmayacak, meraklanmayın. İşte tam da bu sebepten, İslâmi Düşünce diye yazmaya davranacağım bir sırada silkinip kendime geldim ve fark ettim ki, bu yazının gereken tekmilini vermemişim. Sakın ha, yadırgamayın beni, başlıktaki Tommy nereden çıktı, diye. Tommy olmasa İslam dinlenmeyecek de ondandır, tüm bu birliktelik. Fakat buna karşın, Tommy’nin kimseleri bunun farkında olmamış olacak ki buna yol veriyor ve her nedense bundan razı oluyorlar. Neyse, sözü uzatmanın lüzumunda değil de aklım, lazım olanların söz edilmesi ile meşgul şimdi.

devamını oku

....

Teatral ve Suflörik Slogan: "Vatanı Satmak"


cemaat.com ::

Hukukî ve siyâsî terminoloji'nin herhangi bir yerinde kırıntı düzeyinde de olsa "vatanı satmak" gibi bir tanım, terim yoktur. Vatana ihanet vardır; ancak vatana ihanetin içinde vatanı satmak gibi mâlâyani unsurlar sayılmamıştır. Zira böyle bir eylemin maddî boyutunun olamayacağı, böyle bir suçlama için gerekli olan hukuki sınırların belirlenemeyeceği ve terimleşme sürecinin hiçbir şekilde başlayamayacağı ve tamamlanamayacağı aşikârdır. Böyle bir "şey", hukukî ve siyâsî anlamda suç oluşturamaz ve kişi ya da kişiler bu neviden suçlamalarla zan altında bırakılamaz ve suçlanamazlar.

devamını oku

....

Millet İradesine Karşı Andımızı Söyle(t)mek


cemaat.com ::

27 Mart 1994 Yerel seçimleri öncesi…Yer Kahramanmaraş. Zırhlı Tugay(hani şu Doğan Güreş kışlası adını alıp,28 Şubat sürecinde ismi değiştirilen askeri birlik)Kurmay Başkanı Kurmay Albay Süleyman Yılmaz(müteveffa) emrindeki tüm rütbeli personelin toplantı salonunda toplanmasını emreder.Toplantı konusu bilinmemektedir.Kurmay başkanı toplantıda personele irticai faaliyetlerin ve şeriatçıların güçlendiklerini ve bunun ülke geleceği ve laiklik açısından çok ciddi tehdit oluşturduğu ve bunların terör örgütünden daha tehlikeli olduğunu ve önlenmeleri için gerekli her türlü tedbirin alınması gerektiğinin elzem olduğunu vurgulayan giriş konuşmasından sonra sadede gelerek,asıl toplantı sebebini açıklar…

devamını oku

....

Sessiz Dünyaların Keşfi İçin; Bir İki Üç Tıp!


cemaat.com ::

Konuşa biliyor olmanıza rağmen kaç hafta susabilirsiniz?
Ya da kaç gün hal dili ile konuşarak, susmayı başara bilirsiniz?

Etrafınızda herkes konuşuyorken ve her zaman yaptığınız şeyleri yapmaya devam ederek, dilinize kadar tırmanan kelimelerinize dur diye bilir misiniz?

İşte Türkçe öğretmeni ve yazar Niyazi Sanlı, duyduğu halde konuşamayan fakat huzurla gülümseyen öğrencisi Hümeyra’nın sessiz dünyasını keşfetmek için tam 17 gün susuyor.

devamını oku

....

Annem...


cemaat.com ::

Annem…

İki yıl önceydi. Ağabeyimin telefonu ile sarsılıyorum…”Annem ağırlaştı, gel” diyordu ahizedeki ses… Bir süre sonra acabalarla yola çıkıyorum... Yol boyunca hiçbir şeyin farkına varmıyorum. Ta ki yaşlı bir kadının benden yardım istemesi ile düşüncelerim biraz dağılıyor. Ve yol boyunca bu teyzeye yardım etmem gerekiyor. Ayrılırken teşekkür ediyor ve ben birden ellerinden tutuyorum. “Teyzeciğim dua et annemi bir kez daha göreyim” diyorum. Beni kendine doğru çekiyor ve “görürsün inşallah yavrum” diyor. Bu dua ile gönlüm öyle ferahlıyor ki… Geri kalan yolculuğumda annemin hatıraları bana eşlik ediyor…

devamını oku

....

Beden ve İktidar


cemaat.com ::

Beden olgusu insan zihninin algılama, düşünme ve sonuca varma sürecinin temel arkhesini oluşturur. Filozofların temel neden olarak var saydıkları kavramlar da beden olgu/algısına dayanır.Doğanın kontrol edilmesi gereken tek varlık şekillenişi olan insan, insan/doğa, insan/insan ilişkisinde en acımasız olabilecek tek varlıktır; biriktirme, hırs, tamahkarlık, iktidar gibi baskın özellikleri durdurulamaz çatışmalara neden olur.

İnsanın beden tasavvuru ya da algısı ontolojik olarak kontrol edilemez duygusallıkları barındırdığından ve beden acı duygusunu çok iyi bildiğinden bütün yaşam şekillendirici kurgulamalar ona baskıda bulunur ve yön vermeye çalışır.

devamını oku

....

RUHSUZ "DİRİLİŞ"


cemaat.com ::

Diriliş - Turgut Özakman

“Şu Çılgın Türkler”den sonra popüler bir yazar oldu Turgut Özakman. Eserin içeriği ve izlediği metod gereği, yapılan eleştirileri de nazara alarak o zaman okumamıştım. Hâlâ da okumadım. Ancak yazdığı eserin bir üçleme olduğunu öğrenip üçlemenin birinci kitabı olan “Diriliş”i okuma gereğini görünce ilk yayımlanan kitabı neden okumadığımı anlamış oldum.

Kitabı okuyan bir kişi, eserin “tez”li yazıldığını hemen anlayabiliyor. Hele hele giriş bölümü eserden bağımsız olarak algılanması gereken bir yermiş gibi duruyor. Özakman’ın okura neyi aşılamak istediği hemen buradan anlaşılıyor.

devamını oku

....

Ak Sakallı Kardeşim Celaleddin


cemaat.com ::

Mösyö beni biraz dinleyin
Yemyeşil gözlerinizi parlatarak
Hani övüne övüne söylüyorsunuz
Hani âlim dedelerimizin eskidiğini
Onların tarih mezarına gömüldüğünü
Diyorsunuz ya filozoflarınızın
Filozoflarımız olduğunu utanmadan

devamını oku

....

Yansın İçim, Yansın Alev Alev


cemaat.com ::

‘Cami avlusuna bırakılmadım ama orada büyüdüm denebilir’ diyor kendisini tanımlarken bir kasetinin kapağında. Bu tarifini okuduğum zaman ben de henüz cami avlusundaki sürecimi bitirmemiştim ve bunu bir latife mesabesinde idrak edip, gülerek es geçmiştim. Ama o potadan çıktıktan sonra sözün mana-i asliyesini dünya hayatının kesretleriyle çarpışırken yavaş yavaş anlamaya başladım. Ev-cami-okul üçgenini her ne kadar çeşitkenar bir hale çevirmiş olsam da, hak eden köşeye hak ettiği değeri vermemiş olsam da, olaylardan hep de bihaber büyümemiştik elhamdülillah. Bir kere mekânın suyunu yudumlamak huyunu da ziyadesiyle kazandırıyordu.

devamını oku

....

Mülhidler ve Zındıklar


cemaat.com ::

Tarih okumak sıkıcı birşey; ne de olsa ayet okumağa benzemez. Eğer bir parça H. White tanımışlığınız varsa, geçmiş kafanıza dökülmüş sıcak su gibi kavurur sizi. Biz de yüzmüzü, hafifçe bizi kavuran geçmişe çevirip, yaralarımızın kaynağını sorgulayalım dedik.

IX-XI. Yüzyıllar “Arab”ın – bu isimlendirme benim değil – ilim nabzının attığı yüzyıllar. Süryanisi, Berberisi, İranlısı, Yahudisi mevalinin koynuna taht kurmuş, ilim irfanla haşir neşir. Abbasîler sırtını Türk askerlerine vermiş, her sayfasına bir altın harcayarak yeni uygarlık kurma telaşındalar.

devamını oku

....

KAN ATTIM ŞİİRE / UYANMADI CÜMLE


- anlamak* | ::

Kan attım şiire/uyanmadı cümle
Sana cümlesi sen olan sözlerle
Bir kar yarığı, düş fırtınası sesiyle
Çığlık atıyorum…

Bırak yansın/kül eserken saçın
Nöbet tuttum gözlerine, görür diye
Bıçak gibi keserken ayaz, topladım
Sabahın uykusuzluğuna kahır
Feshedilmiş zamana ikrar
Sancına düştü kördüğüm.

Siyahı boyadım rengine/gece oldu
Oysaki aydınlıktı düşlerim, açılırken
Sabaha kaldırdım sesini
Bilemedin, kaçarken sana gelişim
Büyük bir kurtuluşudur ölümün

devamını oku

....

ÇOCUK


- anlamak* | ::

Masamız bir yaz ayı. Sandalye
Gölgesi ağacın
Su damlacıkları düş kırıntılarıdır
Kuşların düşürdüğü

Senin yürüyüşünde
Yorgun bir yazmanın endamı
Sesin ki taçyaprağı
Ya da uçarı bir pembe
Soluğun terli, öfken terli. Sonra
Kilim yere serilir
Isınır taşlar suyun içinde
Kuyuların kumu çoğalır
Derin uykusuna dalar ay
Ya sonra
Sonrası bu işte

devamını oku

....

ALTERNATİF EĞİTİM METODLARI


- anlamak* | ::

Bilgece yap. Yani koruyarak. Yani için titreyerek. Yani yıkılmasın diye. Tutkuyla yap. Sana verilen yaşama gücünü kullan. Yılmadan, bilgece ve tutkuyla. Önce yap, sonra açıklarsın."(İ.Özel)

Çocukluğumda ebeveynlerimin tüm kardeşlerimle birlikte bizlerin terbiyesinde kullandıkları farklı otantik metodları şimdilerde anımsadıkça yüzümde ılık rüzgarlar estiren tebessümler beliriyor. Yine o günleri özlediğim demlerden birinde; ailemden birkaç kesiti sizinle de paylaşmak istiyorum.

Babam öğretmenlikten kalan vakitlerde toprakla meşguliyete olan düşkünlüğünü anneannemin Bursa'daki asırlık Osmanlı evinin bahçesine zaman ayırarak gidermeye çalışırdı. Hala da öyledir ya... Babamın kuvveti, anneanemin hayat tecrübesiyle birleştiğinde bahçemizin güzelliğine doyum olmazdı. Kokulu sarmaşık güller, leylaklar, zambaklar, envai çeşit çiçek, sebze ve meyva ağaçları... Tabi bir de yeni filizlenmelerinden itibaren o kadar ağaç arasından çocukluk aklıyla boy ölçüşmeye kalktığım kavaklar var.

devamını oku

....

O ve ben // NECİP FAZIL KISAKÜREK


- anlamak* | ::

YALI VE İÇİNDEKİLER
Beylerbeyi'nde bir yalıda oturuyoruz. (Bohem)likten biraz sıyrılmış, şimdi de (konfor) ve (dekor) merakına düşmüş vaziyetteyim. Madde estetiğine tutuluş...

Yalıda anneannem, annem ve küçük dayım... Anneannem; şu, annem 14 - 15'lik bir bakireyken evlenişinde anlattığım, Aksaray'daki eğri böğrü ahşap evin cinlere karışmış kahramanı... Beş vakit namazında ve her ân Allah ve Resulünün bahsinde yaşayan; ve günün 24 saatini ya ağlamak, ya düşünmek, ya dua etmekle geçiren mübarek kadın... Ayak parmağından saçına dek kar gibi beyaz tülbent kokan, kemik üzerine derî cilâsı çekilmiş denecek kadar zayıf, çocuklarına delice düşkün, tek başına oturduğu köşelerde bile saçı başı örtülü, yalnız Kur'an okumayı bilen ve Allah'ın kelâmından başka hiç bir yerde harflere nazar etmemiş olan bu örnek kadın benim için ne büyük mesele... Ama ne yapayım ki, bahsinin yeri bu kadar...

Bir gün dalgın dalgın pencereden bakışını gördüğüm ümmi kadına sormuştum:

devamını oku

....

ACZİYETNAME -II-


- anlamak* | ::

Ey benlik faniyat külliyatına dalma,
Ahvalini aşk kitabına bir harf eyle.
Dur, bu kusursuz nizama kayıtsız kalma.
Sevindir, sevmeyi kendine zaaf eyle.

Varlığına lütuf hilkat nurunu dökme.
Gül var iken hasat bahçene zakkum ekme.
Allah’ın gazabını üzerine çekme.
Şu hazin haline bir dua insaf eyle.

Kişi her ne ederse kendisine eder.
Her kişinin ayıbı kendisine yeter.
O ki, esirger, bağışlar, gizler, lütfeder.

devamını oku

....