ATATÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ ‘FAŞİZM’
June 24, 2008

Taraf gazetesinden Neşe Düzel, Sevan Nişanyan’la “Yanlış Cumhuriyet” isimli kitabı üzerine konuştu. İşte o çarpıcı röportajdan bir bölüm:
Yeni bir kitabınız çıktı. Yakın tarihle ilgili bildiklerimizin neredeyse tümünü sarsan iddialarınız var. Siz Osmanlı’nın son yüzyılın bir gerileme ve çöküş dönemi olduğunu kabul etmiyorsunuz. Sizce Osmanlı’nın son yüzyılını nasıl tarif etmek gerekir?
Türkiye’de bugün hala yaşayan reformların yüzde 80-90′ı Osmanlı’nın 1830′lardan sonraki döneminde yapıldı. Batı’nın sadece kurumları değil, kültürel davranışları da benimsendi bu dönemde. Tiyatro ve resim hayata girdi. Kadın haklarında radikal reformlar oldu. Şaşırtıcı bir gerçektir ki, Türkiye’de kız lisesi Fransa’daki ilk kız lisesiyle aynı tarihte açıldı. Bu ülkede 1920-1950 arasında Batılaşma durakladı.Atatürk döneminde mi durakladı?
Evet. Batılılaşma, 1923-50 arasındaki Tek Parti Dönemi’nde durakladı. Toplumun Batı’ya yaklaşımında, Batı’yla ve oradaki fikir akımlarıyla ilişkisinde ise radikal bir gerileme oldu. Gerçi Medeni Kanun’un kabulü Batı’yla bütünleşmede adımdır ama, Türk hukukunun Batı’dan tercümelerle reforme edilmesi Tazimat’la başladı.
Siz Cumhuriyetin ilk 20, 30 yılının da taşraya çöküş getirdiğini söylüyorsunuz. Nasıl bir çöküşten söz ediyorsunuz?
19. yüzyılın ikinci yarısında Şemdinli’den Edirne’ye bu memlekette çok zevkli bir sivil mimari doğmuştu. Güzel evler, banka binaları, saat kuleleri, camiler, kiliseler yapıldı. 1920-1950 arasında ise taşrada esacede eciş bücüş sefil bürokrat evleri yapıldı. Bu toplum sanki cilalı taş devrinden çıkıyormuş gibi bina yapmayı ve şehir yaşamını 1950′lerden sonra sıfırdan öğrendi.
Atatürk’ün kurduğu CHP’nin ilkeleri arasında demokrasi yok. Sizce demokrasi Atatürk’ün sonraki hedeflerinden biri miydi?
Hayır. Öyle olsaydı, bunun bir izi olurdu. Fazla güçlenmiş olan İnönü’ye karşı, İnönü’yü sevmeyen kişilerden oluşan göstermelik bir muhalefet partisi olan Serbest Fırka kuruldu 1930′larda. Ama üç ayda halk öyle ilgi gösterdi ki bu partiye, iş, bütün rejimi çökertecek bir alt üst oluşa dönüştü ve parti kapatıldı. Atatürk iktidar olduktan ve diktatörlüğünü kurduktan sonra, tüm söylev ve demeçleri külliyesinde, ki binlerce sayfalık metinlerin hepsini okudum, demokrasi kelimesi sadece altı yerde geçer. İkisi, yabancı basına verdiği demeçtedir. Diğer dördü de “demokrasi iyi ama” türü cümlelerdir. Türkiye’de demokrasi 1923′te başlamadı, aksine kesintiye uğradı.
Cumhuriyet’in dünyayla ilişkisine de farklı bakıyorsunuz. Batılıların o dönemde Türkiye’yi bölme amacının olmadığı kanaatinde misiniz?
Evet. Osmanlı İmparatorluğu’na son vermekte kararlıydılar ama Türk nüfusun çoğunlukta olduğu her yerde bir Türk egemenliğinin kurulmasını istiyorlardı. İmparatorluğun Türk nüfusa sahip olmayan yerlerini, tüm Arabistan’ı ve belki de Kuzeydoğu’da ve Güneydoğu’da bazı toprakları ayırmayı düşündüler. Yani Ermenistan sınırını, Kürtleri ve Batı’daki Rumları ne yapacaklarını bilemediler. Bugünkü bakış açısından bakarsanız bu bölmektir ama o gün için bölmek değildir. Türk nüfusun çoğunlukta olduğu yerlerde bütünlüklü bir devlet oluşturma niyetindeydiler. ABD ve İngiltere, Türkiye’de demir leblebi gibi bir rejimin bulunmasının dünya dengeleri açısından doğru olacağı kanaatindeydiler. Osmanlı gibi istikrarsız bir yapı istemiyorlardı.
——————————————————————————–
Röportajdan çarpıcı vurgular:
ATATÜRK DİKTATÖR MÜ?
(…) Bu deha ve güçlü kişilik ardında çok olumlu bir performans bırakamadı. Atatürk mutlak iktidarı terk edebilirdi etmedi. Orta ve üst kadroların büyük bölümünü şahsi ağırlığı altında ezdi, yok etti.
Ayrıca şahıs putlaştırılmasına dayanan kült, Türkiye’yi bugün bile altından kalkamayacağı bir manevi, kültürel ve siyasal yıkım getirdi. Mustafa Kemal 1926′dan itibaren memleketin her meydanına kendi heykelini diktiren ilk cumhuriyet lideri olmak gibi ilginç bir özelliğe sahip oldu dünya tarihinde.
ASKERİ DİKTATÖRLÜK KURMAYA GÖNDERİLDİ
“Mustafa Kemal, Vahdettin tarafından Anadolu’da askeri diktatörlük kurma anlamına gelen, Osmanlı tarihinde görülmemiş yetkilerle donatılarak genel müfettiş sıfatıyla Anadolu’ya gönderildi. Bandırma vapuruyla İngilizlerden kaçtı falan, bunlar yalandır.”
CUMHURİYET DİKTATÖRLÜĞÜ
“Cumhuriyet diktatörlüğün kod adıdır. 1910′lar dünyasında cumhuriyet, demokrasiye doğru atılmış bir adım değildi. Şahıs diktatörlüğüne atılmış bir adımdı.”
ATATÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ ‘FAŞİZM’
“Atatürk milliyetçiliği kurtuluş savaşı yıllarında islami cihat anlayışı üzerinde hareket etti. 1924′te ise İslam unsurunu çıkardılar ve yerine “vatan-millet-sakarya” diye siyasi bir amentü kurdular. (…) Atatürk Milliyetçiliği denen çok modern, çağdaş ve sol zannedilen şeyin özü en klasik anlamıyla 1920′lerin faşizmidir…
LAİKLİK DİKTATÖRLÜK ARACI
“Cumhuriyet’in laiklik politikası gerçek bir laikliği gerçekleştirmedi.(..)Çünkü amaç laiklik değildi. Amaç mutlak iktidardı. Yani iktidarı kimseyle paylaşmamaktı. Amaç, cumhuriyeti kuran şahısların iktidarıydı. ”
HARF DEVRİMİ GEÇMİŞİ SİLDİ
“Harf devriminde amaç, Batılılaşmak değil, eski yazıyı yasaklayarak Türkiye’nin geçmişiyle bağlarını koparmaktı. Elli sene boyunca üniversite dahil hiç bir yerde insanlara eski yazı öğretilmedi. Bir toplumun kendi geçmişi hakkında tam ve mutlak bir cehalete indirgenmesidir bu…”
ATATÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ ‘FAŞİZM’ “ için “2 yorum var ”
Bu konuda bir şey söylemek istermisiniz?



Nişanyan’ın açıklamaları ezberleri bozan açıklamalar… Aydın olma vasfının yittiği bu ülkede gerçekleri bukadar yalın bir dille anlatmak doğrusu cesaret ister…
Yazıklar olsun!
Atatürk’ün milliyetçilik anlayışının barış üzerine kurulduğunu anlayamayan kişiler var. Kime nasıl baskı yapılmıştır. Ama şurada duralım ,satılmış ve yurdunu arkadan vuranlar en iyi şekilde dersini almıştır. Bu da gayet doğrudur. İstemeyen burada durmaz. Yabancıya kimsenin kini yoktur. Yeter ki pislik yapmasın.
Atatürk’e diktatör diyen herif… O günleri yaşamadan bilmeden uydurma. O zor durumda bile meclisten savaşı yönetmiştir. Atatürk’ü böyle boş beleş eleştirmek ya art niyettir ya da bilmemektir. Ki bu herifin bilmediğini sanmıyorum.
Burası Türkiye kaypaklık, namertlik yapacaksan defol git. Senin gibiler Kurtuluş Savaşı zamanında da bolca vardı. Balkonlarına İngiliz bayrağı asmak için gün sayıyorlardı.