Darbeci paşalara yargılama izni yok
Nisan 13, 2008
Deniz Kuvvetleri eski Komutanı Özden Örnek’e ait günlükleri yayınlayarak ‘Sarıkız’ ve ‘Ayışığı’ darbe planlarını ortaya çıkaran, kapatılan Nokta Dergisi’nin Yayın Yönetmeni Alper Görmüş yargılandığı davadan beraat ederken, darbe planları mahkemece de tescillenen emekli paşalar hakkında bir adım atılmaması tepki çekti.
Deniz Kuvvetleri eski Komutanı Özden Örnek’e ait darbe planlarının anlatıldığı günlükler ile ilgili Nokta Dergisi’ne açılan davadan beraat kararı çıkarken, dikkatler, darbe planı yapan askerlere çevrildi. Ancak günlükte adı geçen askerlerle ilgili savcılığa yapılan 6 suç duyurusuna Genelkurmay Başkanlığı soruşturma izni vermediği için, darbeciler hakkında işlem yapılamadı.
Darbe günlükleri davasında yargılanan Alper Görmüş, darbe günlükleri ile ilgili Cumhuriyet savcılarına 6 suç duyurusunda bulunulduğunu aktararak, "Fakat Cumhuriyet savcıları günlüklerde adı geçen kişilerin asker olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verip, söz konusu suç duyurularını askeri savcılığa gönderdiler. Fakat askeri savcılık bu yönde herhangi bir girişimde bulunmadı. Çünkü Genelkurmay’dan gerekli izin çıkmadı” dedi.
POLİS İNCELEMESİNDE GÜNLÜK GERÇEK ÇIKTI
Alper Görmüş, polis incelemesinde günlüğün Özden Örnek’in bilgisayarlarından çıktığının ispatlandığını dile getirerek, "Günlüklerin bir kopyasını, beni ifademi almak üzere çağıran, Ergenekon soruşturmasını yürüten savcıya vermiştim. Bilgisayar ortamında. Ve sonra öğrendik ki, bu CD’ler emniyete gönderilmiş ve buradaki incelemenin sonucunda bu günlüklerin Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda Özden Örnek’in bilgisayarından çıktığına dair rapor tutulmuş. Mahkeme bunu dahi istetmedi. Biz mahkemeden bunun savcılıktan istenmesini talep etmiştik. Bunu dahi istetmedi… Örnek’in avukatının bu raporun emniyetten istenmesine karşı çıkması ve bir bilirkişiye gönderilmesine de karşı çıkması, bütün bunlar bizim haberimizin tamamen doğru olduğunu, 2004′te gerçekten iki tane darbe atlattığımızı gösteriyor” diye konuştu.
YANLARINA KÂR KALMASIN
Emekli Cumhuriyet Savcısı Sacit Kayasu da, darbe günlüklerinde adı geçen kişilerin yaptıklarının yanlarına kâr kalmaması için Genelkurmay Başkanlığı’nın gerekli soruşturma iznini vererek yargı yolunu açması gerektiğini söyledi. Kendisi de darbeden mağdur olan Sacit Kayasu, “Genelkurmay Başkanlığı savcılıktan gelen soruşturma talebine izin verip vermeme yetkisine sahiptir. Bu olayda da vermemiştir nitekim. Bu usule uygundur. Fakat usule uygun olması hukuka uygun olduğu anlamına gelmez. Bu soruşturma iznini vermemekle doğruluğu ispatlanan bu darbe günlüğünün yargı önüne gelmesi engellenmiş olduğu gibi, daha vahimi, suç işlediği belirlenen kişiler korunmuş oluyor. Bu çok yanlış. Bu mahkeme kararı ve emniyetin günlüklerin gerçek olduğu yönündeki raporu ardından bu kişiler kesinlikle yargı önüne çıkarılmalıdır. Aksi halde toplum vicdanı rahatlatılamaz” dedi.
“MACERAPERESTLERE GÜÇ VERİLMESİN”
Soruşturma izninin arkasında “ordu yıpratılmasın” anlayışı olduğunu söyleyen Sacit Kayasu, “Tamam ordu bizim, ama darbe yapmak da ordunun görevi değil ki. Bu tip olaylarda soruşturma izni verilmemesi bazı işgüzarlara güç vermektedir. ‘Nasıl olsa yargılanmıyoruz’ diye düşünen bazı maceraperestler maceraya atılabiliyorlar. Talat Aydemir örneği ortada” şeklinde konuştu.
BU YARGIYLA ERGENEKON’A KARŞI MÜCADELE VERİLEMEZ
Hukukçular Derneği Başkanı Kâmil Uğur Yaralı ise, Nokta Dergisi davasında sonuç olarak mahkemenin kararının, Türkiye’de yargının bağımsız olmadığını ve bu ülkede darbecileri yargılayacak bir hukuk sisteminin olmadığını gösterdiğini dile getirdi. Yaralı, “Anayasa Mahkemesi AK Parti hakkındaki iddianameyi reddedebilseydi veya 367 dayatmasına karşı durabilseydi, bu davada da darbecilerin yargılanmasına dönük bir karar çıkardı. Karar, Ergenekon soruşturmasında ne kadar derine inilebileceğini de gösteriyor. Diyelim ki, Ergenekon’un tepesindeki isimlere ulaşıldı, yargılanabilecekler mi? Mümkün değil” dedi.
HUKUK 1957’DE RAYDAN ÇIKTI
Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Mümtazer Türköne de, Türkiye’de mevcut yapısıyla yargının darbecileri yargılamasının imkânsız olduğunu dile getirerek, yargının darbeciler karşısında 1957’deki Samet Kuşçu olayından beri çaresiz olduğunu söyledi. Türköne, “1957’de Cumhurbaşkanlığı emir subaylığı yapan ve ordu içerisinde ihtilal hazırlığı içindeki subayları ihbar eden Kurmay Binbaşı Samet Kuşçu, ordudan ihraç edilmişti. Ancak daha sonraki yıllarda olayın gerçek olduğu anlaşılmıştı. Bu olay Türkiye’de tarihin kendi rayından çıktığı olaydır. O günden itibaren bu işler toparlanamıyor. Darbe girişimleri ülkemizde cezalandırılana kadar işler yoluna girmez” diye konuştu.
YANLARINA KAR KALMASIN
Günlüklerde adı geçen darbeci paşaların yargılanması gerektiğinde birleşen aydınlar ve hukukçular, "Genelkurmay gerekli izni vererek yargı yolunu açmalı, darbeci paşaların yaptıkları yanlarına kâr kalmamalı" görüşündeler. Aynı çevrelere göre, bu yargı sistemiyle, Ergenekon soruşturmasında derinlere inilmesi de pek mümkün görünmüyor.
Bu konuda bir şey söylemek istermisiniz?


