AKP DP nin izinde ilerliyor
Nisan 13, 2008
AKP Halkın umutlarını kurban etmeye hazırlanıyor. Karşıkarşıya kaldıkları kapatma davasından kurtulma ümidi ile büyük mağduriyetlere yol açacak düzenlemeler hazırlığında. Demokratikleşme paketi diye lanse edilen hazırlıklarda kendilerini umutla iktidara taşıyan kesimlerin beklentileri talebleri yok sayılmakta.AKP nin kurtuluş umduğu pakette bu güne kadar kanunsuz uygulanan başörtüsü zulmünü hukuki kılafa sokacak formüller var .
Hazırlıkları süren pakette basına yansıdığı üzre Anayasa ve yasalara türbanı da içeren dinsel simgelerin kullanımına ilişkin hükümler konulacak.
Anayasa’nın temel hak ve özgürlüklerle ilgili maddelerine eklenebileceği belirtilen düzenlemenin “Devlet memurları, kamu kurumu yöneticileri dinsel simge kullanamaz” ve “İlk ve ortaöğretimde dinsel simge sayılan kıyafetler giyilemez” şeklinde olabileceği belirtiliyor.
Üyelerinin “Kamuda ve ortaöğretimde de türban serbest olmalı” açıklamaları nedeniyle sert eleştirilerle karşılaşan AKP, böylece partisine yönelik kapatma davasına neden olan kaygılara karşı laiklik güvencesi getirmiş olacak.
1950 yılında DP nin ezici seçim galibiyeti halkta zincirlerinden kurtulma hissi doğurdu. Halk 30 yıllık baskı rejiminden sandığa attığı oy pusulası vasıtasıyla tamamnen kurtulduğunu zan etti. Bu hayati ruhaniye içinde özgürlük duysuyla sarhoş olan halkın kimi fedaileri ABD ordusunun Bağdatı işgal ettiği gün Saddamın zulmünden kurtulma sevincini yaşayan Irak halkının Saddam Hüseyin Heykellerine yaptıklarının çok mütavazi benzerlerini Mustafa Kemalin heykellerine birkaç yerde gerçekleştirdi.
1950 deki M. Kemal anıtlarına karşı düzenlenen münferit eylemleri Medyamız ve devlet babamız Bağdatın düştüğü gün bir halkın esaretten kurluşununun sembolü olarak Saddam Hüseyin Anıtlarının yıkılışını verdiği gibi bir özgürlük bayramı havasında kutlamadı. Çünkü özgürlük demokrasi sandığından çıkmıştı. Demokrasi esasen halkı oyalama santıdır. Halkı kim daha fazla oyalabilirse en fazla oyu o alır ve düzen kaldığı yerden devam eder.
O gün Ata heykellerine karşı düzenlenen birkaç münferit eylem sonucu gerçek ittidar sahiplerinin endişelerini izale etme ve aslında hiçbir şeyi değiştirmek ve halkı özgürleştirmek gibi bir projelerinin olmadığını ispat gayesi ile DP nin ik icraatlerinden biri 31 temmuz 1951 tarihinde yürülüğe giren ‘Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun’ u oldu. Bu kanun ile M. Kemal insanlıktan İlahlığa terfi ettirildi. Artık dokunanı, merak edeni, sorgulayanı çarpan yakan bir nitelik kazandı. Ancak DP yi Kemalizmi dogmalaştırması ve kutsaması kurtarmadı. kendilerini Halkın kaynaklarının yegane sahibi olarak gören muttedir zümre ellerindeki zenginlikleri yeni ortaklarla paylaşmaya asla razı olmadılar. Kökeni ittihak terakkiye dayanan burjuza zümresi Rejimin kendilerine sunduğu sofrada asla yeni yüzler görmeye ve zümrelerinin kaynaklarını paylaşmaya yanaşmazlar.
Bu günde 1950 lerde sürecin bir benzerini yaşıyoruz. Aynen DP gibi halkın özgürlük umuduyla sandıktan çankaya taşıdığı AKP Kemalist burjuva için ciddi bir tehdit niteliği taşıyor. Anadolu Kaplanları, protestanlaşan muhafazakarlar haddi çoktan aştı. Zaman , Yenişafak Star gazeteleri irili ufaklı tv kanayları rant paylaşımında yani ortaklar bir anlamda kemalist burjuva için.
DP gibi AKP de bu yüzden karşı devrimcilik ve irtica ile suçlanıyor. Çünkü Devrimin ortaya çıkardığı Kemalist burjuva sahiplendikleri ülke zenginliklerini hiç kimse ile paylaşma niyetinde değil. AKP de DP nin düştüğü ucuzculuğa düşüyor, halkı satma projeleri hazırlıyor. AKP de Halkı oylama oyununu oynuyor, özgürlükleri, mahrum halkın haklarını feda ederek elde ettikleri kaynakları muhafaza edebileceklerini umuyor. Uzlaşma görüntüsü altından kendilerini iktidara taşıyan halkın umutlarını peş peş çekme hovardalığına kapıldılar, gittikleri yol sundukları çözümler DP ile paralel. ancak şunu akıllarına getirmiyorlar mı sahte ilahlar asla kurbana doymazlar. Bu gün kurban sunanlar sonunda kendileride kurban olur
Ahmet Balta / e-kasif.com özel
Bu konuda bir şey söylemek istermisiniz?


