Kenya kaosa sürükleniyor
Ocak 10, 2008

İHH İnsani Yardım Vakfı, tüm dünyanın endişeyle izlediği Kenya’daki çatışmalarla ilgili bir rapor hazırladı. Hazırlanan raporda; hırsızlık, gasp, yağma ve çatışmaların önlenemediği ülkede Müslümanların da tehdit altında olduğu belirtildi.
Afrika dünya üzerinde belki de en fazla dış müdahaleye uğrayan kıtadır. 15. yüzyılın başından itibaren Batılı sömürgecilerin akınına uğrayan ve başta insanları olmak üzere yeraltı ve yerüstü kaynaklarının önemli bir kısmı sömürülmüştür. 100 milyonun üzerinde Afrikalı Batılı köle pazarlarında alınıp satılmıştır. Başlangıçta tek bir coğrafya olan ve huzur içerisinde bir yaşam süren Afrikalının zamanla hayatına sınırlar ve parçalanan kabileler girmiş ve Afrika insanı hiçbir taraftarı olmadığı bitmeyen savaşlara sürüklenmiştir. Bugün de 30 milyonun üzerindeki nüfusuyla Kenya, geçmişte Ruanda, Eritre, Nijerya, Çad, Libya, Liberya, Kamerun ya da bunlara benzeyen onlarca Afrika ülkesinin kaderini yaşamaktadır. Doğu Afrika ülkelerinden Kenya’da 27 Aralıkta yapılan seçimlerin ardından yaşanan olaylar, ülkeyi büyük bir kaosa sürüklemiştir. 1990′da çok partili hayata geçilen Kenya’da beş yılda bir devlet başkanlığı, parlamento ve yerel yönetimler olmak üzere genel seçimler yapılıyor. 2002 seçimlerinde ve daha önceki seçimlerde böyle bir problem yaşanmamıştı. 2002 yılında yapılan seçimleri muhalefet partisi Ulusal Birlik Partisi (PNU) kazanmış ve hükümete gelmişti. Ancak propaganda faaliyetlerinin çok gergin geçtiği bu seçimlerde iktidar partisi PNU yenilmiştir. Seçim kurulunun sonuçları değiştirerek açıklaması üzerine ülkede olaylar çıkmıştır. Olayların artmasıyla ülkede kaos ortamını doğmuştur. Kenya’da yaşayan Müslümanların genelinin de muhalefet partilerini desteklediği bilinmektedir. 2002 yılında iktidara gelen partinin adı Ulusal Birlik Partisi-PNU’dur. Ana muhalefet partisinin adıysa ODM-Turuncu Demokratik Hareketi’dir. ODM, 2005 yılında gerçekleşen anayasa değişikliğine hayır oyu vermek için örgütlenenler tarafından oluşturulmuştur. Anayasaya hayır diyenlerin hareketi zaman içinde ODM ve ODMK-Kenya Demokratik Hareketi olarak ikiye ayrıldı. ODM’ye kısaca “Orijinal” denirken ODMK’ya “Kenya” adı veriliyor. Ana muhalefet partisi seçimlerde hile yapıldığını savunuyorÜlkede yaşanan son olaylar, seçimlerde en çok oyu alan hareket olan ODM tarafından çıkarıldı. ODM, 210 sandalyeli meclis için 100 milletvekili çıkarırken PNU, ancak 35 milletvekilinde kaldı. 20 bakan ve başbakan yardımcısı da milletvekili olamayanlar arasında yer alıyor. İktidarla birlikte olan Müslüman bakanlar da milletvekili olamadılar. Bölgelerden gelen sonuçlarla seçim kurulunun açıkladığı sonuçların bir birini tutmaması ve devlet liderinin seçim galibi ilan edilmesi üzerine ortalık karıştı. Oy oranlarının değiştirildiği, sahte oyların kullanıldığı; mesela bin seçmenin bulunduğu bölgeden onbin oyun geldiği ve bazı bölgelerde oyların yakıldığı iddia ediliyor. Bunun üzerine sonuçların olduğu gibi değil de iktidarın istediği gibi açıklandığını ileri süren ODM taraftarları eylemlere başlamıştır. Seçim kurulunun şaibeli açıklamasının ardından PNU hükümeti hiçbir şey yokmuş gibi yemin ederek göreve başlamıştır. Yapılan seçimlerde halkın büyük çoğunluğunun muhalefeti desteklediği bilinmektedir. İktidarın ise seçimde hile yaptığı iddiaları konuşuluyor. Kâğıt üzerinde seçimi iktidarın kazanmasının ardından, eylemlere başlayan muhalefete polisin engel olmasıyla olaylar çatışmalara dönüştü. Kargaşa ortamında hırsızlık ve yağma olayları da yaşanınca ülkede güvenlik kalmamış ve kaos ortamı doğmuştur. Olaylar başkent Nairobi’de bulunan teneke evlerde yaşam mücadelesi veren insanların yaşadığı Kbera’da yoğunlaşmıştır. ODM, bu muhitlerde yaşayan fakir halkın oylarını aldı. İktidara gelmeleri halinde evlerden kira alınmayacağını ve fakir halkın durumunun düzeltileceği vaadinde bulunan ODM, bugün eylemlerini bu yoksul insanların desteğiyle sürdürüyor. Seçim tartışmaları kabile savaşına dönüştüİki başkan adayının iki farklı büyük kabileden gelmesi, seçim tartışmalarını kabile savaşına dönüştürdü. İktidar partisi PNU “Kikuyu” kabilesinden oluşuyor. “Luo” ve diğer kabileler ise muhalefeti oluşturuyor. “Kikuyu” ve “Luo” ülkenin iki en güçlü ve rakip kabileleri. Çatışmalarla birlikte kabilecilik her şeyin önüne geçti, dinin bile. Müslümanlar çatışmalara daha düşük bir oranda katılmakla beraber, kabilecilik sebebiyle herkes tehlike altından bulunuyor. Ülkede 100 bin mülteci var, 600′e yakın ölünün olduğu bildiriliyor. Ölü sayısını artmasında polisin sert müdahalesi ve polise vur emrinin verilmesinin de büyük rolü var. Morglardan gelen çocuk görüntüleri olayın vehametini gözler önüne seriyor. Beş bin mülteci Tanzanya’ya geçerken Uganda’ya ne kadar insanın geçtiği bilinmiyor. Mülteci konumuna düşenler Asya kökenli Kenya vatandaşları. Mültecilerin büyük çoğunluğu Hindistan kökenlilerden oluşuyor. Ülkede hayat durduKargaşanın en şiddetli olduğu ve yağma olaylarının yaşandığı şehirlerden biri Kisumu. Kisumu ana muhalefetin en güçlü olduğu şehir konumunda. Ülke genelinde ulaşım durdu, marketler ve diğer iş yerleri kapandı, fabrikalar üretimi durdurdu. Yiyecek sıkıntısının başladığı haber alınırken bazı bölgelerde hastaneler ve kiliseler yakıldı. Kızılhaç olayların bu şekilde devam etmesi halinde bir insanlık krizinin yaşanacağını açıkladı. Nairobi, Kisumu, Mombasa gibi büyük şehirlerde hayat durdu. Muhalifler 3 Ocak Perşembe günü büyük bir miting düzenleyeceklerini ilan ettiler. Bir milyon insan toplayacağını iddia eden muhalefete polisin cevabı mitingi engelleyeceğini açıklamak oldu. Yaşanan olaylarda Mombasa’da 5 kişi öldü ve miting yapılamadı. Mombasa’da şu ana kadar üç kilise yakıldı. Camilerin de aynı akıbete uğramasından korkuluyor. Bu sebeple Müslümanlar camilerde nöbet tutuyorlar. Olaylar iktidar kavgasının sonucu Cumhurbaşkanı Mwai Kibaki, koltuğunu bırakmamakta kararlı görünüyor. Muhalefet de aldığı oyların karşılığı olarak iktidara gelmek istiyor. Luo kabilesinin başını çektiği muhalif kabileler, iktidar kabilesi Kikuyuların ticareti ve iktidarı tekelleştirdiğini iddia ediyor. Muhalefet her bölgeden gelen sonuçları medyanın ve tarafsız gözlemcilerin önünde tekrar sayılması halinde olaylara son vereceğini bildiriyor. Muhalefet lideri Raila Odinga, şaibeli seçim sonuçlarıyla başkanlık koltuğunun kendisinden çalındığını düşünüyor. Odinga, Kenya’nın seçim kararlarına saygı duyulmadığını ve bu demokratik mücadele için ne gerekirse yapmaya hazır olduğunu söyledi. Ayrıca Kibaki ile bir araya gelip konuşmayı reddetti ve Avrupa Birliği ve Amerika liderlerini sorumluluk almaya çağırdı. Tedbir alınmazsa olaylar büyüyebilirÜlkede durum kritik ve olayların büyümesinden korkuluyor. İktidar kabilesi olan Kikuyu’ya mensup 35 kişinin kilisede yakılarak öldürülmesi gibi olayların artması halinde durum daha da vahim hale gelecektir. BM başta olmak üzere diğer ülkeler siyasi baskı uygulamalı ve tarafları masaya oturtmalıdır. Çatışmaların durdurulması için dünya kamuoyunun üzerine düşeni yapması gerekmektedir.
Hazırlayan:
İHH İnsani Yardım Vakfı Afrika Masası Sorumlusu
Murat Uyar
Bu konuda bir şey söylemek istermisiniz?


