İsrail, Annapolis ile hedefine ulaştı
Kasım 30, 2007
ABD Başkanı George W. Bush, bir önceki gün Annapolis barış konferansında yaptığı konuşmada, bu konferansın müzakerelerin başlangıcı olduğunu ve zamanın bu müzakereleri başlatmaya uygun olduğunu teyit etti.
Başkan Bush, Annapolis Konferansı’nın başlatacağı misyonun zorluğunu itiraf etti, ancak toprağı muhafaza etme ve gerçek sahiplerine zilletin bütün çeşitlerini uygulama ısrarı sebebiyle işlerin çözümsüzlüğünün ve önceki bütün müzakerelerin başarısız olmasının sorumlusu tarafı belirlemedi.
BUSH İSRAİL’E BASKI YAPMAKTAN ACİZ
Başkan Bush’un ve yönetiminin bütün erkânının ortak belgeyi oluşturma amaçlı son dakika görüşmeleri sırasında Filistin heyetine dayatmak istedikleri taciz edici şartlarını bırakmaları için İsraillilere baskı yapmaktan aciz oldukları dikkat çekiciydi. Ki bu ortak belge Annapolis konferansı sonrası müzakerelerin dayanacağı zemini oluşturacak.
Arap katılımı ise, Başkan Bush Ortadoğu bölgesindeki felaket politikalarına istediği kılıfı sağlayacağı için üzüntü verici şekilde gerçekleşti. Zira konferans pratik olarak Başkan Bush’un konuşmasını bitirmesi, çoğunluğu Arap katılımcıların konuşmada geçen düşünceleri alkışlamasıyla son buldu.
YANYANA OTURDULAR
İbrani devletinin Arap hükümetleriyle istediği ilişkilerin doğallaşması ise bu konferansta açıkça gerçekleşti. Zira katılımcı İsrailli yetkililer, Arap dışişleri bakanları ve meslektaşlarıyla yan yana oturdular. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi, İsrail ile diplomatik veya ticari ilişkiler kuruldu.
Dünya televizyonlarının naklettiği canlı karelerin bizlere açık tokalaşmayı göstermediği doğru ancak önemli olan katılma ilkesi, böyle bir konferansa ev sahipliği yapmadaki gerçek Amerikan niyetleri ve Arapların yoğun katılımı. İsrail ile ilişkileri doğallaştırmak bu niyetin önemli parçasını oluşturuyor.
SURİYE KATILMAKLA
YANLIŞ YAPTI
Belki de Arap katılımları arasında en şaşırtıcı olan da Suriye’nin katılımıydı. Çünkü ABD’nin Suriye hükümetine yönelik daveti ciddi değildi ve hatta Golan tepeleri konusunun konferansın çalışma cetveline alınması yüzeyseldi ve Suudi Arabistan’ın baskıları sonucu gelmişti. Zira Suudi yöneticiler Suriyelilerin kötülüğünü teminat altına almak ve kendilerine karşı bir cepheye dönüşmesini engellemek istiyorlar.
Amerikalılar ve İsrailliler Suriye’den tek şey istiyorlar. Nükleer programı sebebiyle hedef alınan İran müttefikinden uzaklaşması. Ancak bunun karşılığında Suriye’nin istediği Golan tepelerini tamamen vermekten ve Hariri suikastıyla suçlanan Suriyelilerin uluslararası mahkemede yargılanası konusunun kaldırılmasında tereddüt ediyorlar.
Suriye’deki ‘ılımlı’ kanat konferansa katılım meselesini dayatmakta başarılı oldu. Bu katılım önümüzdeki günlerde Suriye’ye pahalıya patlayabilir. Özellikle de ABD şer ekseni ülkeleri Suriye ve İran’a karşı savaş davulları çalmaya başlamış ve Lübnan’daki müttefikleri Hizbullah ve Filistin’deki HAMAS’ı tasfiye kararı almışken…
BUSH EMEKLİLİĞİNE HAZIRLANACAK
Araplar bugün Annapolis’ten dönüyorlar ve Başkan Bush’un barış elçisi görüntüsüyle İslâm dünyasında az da olsa imajını düzeltme, Irak ve Afganistan’daki kanlı felaketlerinin ve başarısızlıklarının üzerini örtme hedefini gerçekleştirdiler. Fakat sonuçlar tam tersi şekilde gelebilir, aşırı grupların çıkarına yarayabilir. Annapolis müzakerelerinin sonuçları on aydan fazla zaman veya yıllar alabilir. Bir sonuç verecek olursa tabii. O vakit Başkan Bush görev süresinin sonuna yaklaşmış olacak ve savaşların, yanlışların, kanın ve ülkelerin yıkımının damgasını vurduğu sekiz yıllık yönetimi sonrası rahat bir emeklilik dışında başka bir şeyle ilgilenmeyecektir.
Londra’da yayımlanan Kudsülarabi gazetesi, 28 Kasım 2007
Arapçadan çeviri: Halil Çelik
halil.celik1975@hotmail.com
Bu konuda bir şey söylemek istermisiniz?


