‘Türkiye’nin Örtülü Gerçeği’ konuşuldu
October 22, 2007
Amerika Princeton Üniversitesi öğretim üyesi Ord.Prof. Richard Falk:
-?Müslüman hanımlara yönelik ayrımcılık nedeniyle rahat değilim. Bu ayrımcılık yalnız dini hassasiyeti olan Müslüman kadınların başörtülerine odaklaşıyor.?
-?Başörtüsü sorunu devleti kontrol eden bir mücadele değil, devlet tarafından bu hakların ihlal edilmesine bir son verme mücadelesidir.?
Kemal Gümüş’ün haberi
Hazar Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneğinin organize ettiği ?Türkiye?nin Örtülü Gerçeği? konulu sempozyumda Türkiye?deki başörtüsü yasağı masaya yatırıldı. Yerli ve yabancı birçok aydın ve akademisyenin konuşmacı olarak katıldığı programda başörtüsü yasağının toplum ve insanlar üzerindeki etkileri ve yasağın hukuk dışılığı tartışıldı.
Başkanlığını Sosyolog Prof. Dr. Ümit Meriç?in yaptığı sempozyumun açılış konuşmasını Hazar Kültür Eğitim ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Ayla Kerimoğlu ile Amerika Princeton Üniversitesi öğretim üyesi Ord.Prof. Richard Falk yaptı. AKDER Başkanı Dr. Refia Kızılhan, yazar Ayşe Böhürler ile Hukukçular Derneğinden Av. Betül Avcı gibi bir çok tanınmış ismin katıldığı sempozyumda Prof. Dr. Naci Bostanci, Prof. Dr. Hilal Elver, Prof. Dr. Mümtazer Turkone, Yildiz Ramazanoglu, Prof. Dr. Melek Göregenli, Prof. Dr. Ferhat Kentel, Dr. Ayse Güveli konuştu.
KERİMOĞLU: YASAKÇILAR SÜREKLİ KILIF GELİŞTİRİYOR
Başörtüsü yasağının Türkiye?nin gündemine ilk defa 1967 yılında girdiğini ifade eden Ayla Kerimoğlu, seksenli yıllardan bu yana yasakların artarak devam ettiğini söyledi. Yasağın başlamasıyla beraber yasakçıların değişik kılıflar geliştirdiğini kaydeden Kerimoğlu, ?O güne kadar başörtüsü olarak tanımlanan örtü, yasakçılar tarafından türbana dönüştürüldü.Laiklikten çağdaşlığa, cinsiyetçilikten siyasi simgeye, gelecek korkularından cumhuriyet karşıtlığına kadar her şeyle ilişkilendirilerek yasak savunuldu? dedi.
BAŞÖRTÜLÜLER TERÖRİST GİBİ GÖSTERİLDİ
Din ve vicdan özgürlüğü, kılık- kıyafet özgürlüğü ve eğitim özgürlüğü zedelendiğini belirten Kerimoğlu. ?Üniversite önünde hak arayışında bulunan kızlar bölücü, terörist gibi gösterildi. Sonraları üniversite imtihanlarına örtülü kızlar alınmayarak, başını açmayan kızlar kaderlerine terk edildi. Başını bir şekilde açarak okuyan kızlar ise gözyaşlarını sessizce içine akıttılar. Hiç kimse onların yaşadıklarını ne görmek ne de bilmek istedi? diye konuştu.
EŞİ ÖRTÜLÜ OLANLAR BİLE CEZALANDIRILDI
Eşi veya annesi başörtülü olan insanların bile bir çok defa işten atıldığı veya ayrımcılığa maruz kaldığını hatırlatan Kerimoğlu, ?Bizzat başörtülü olarak öğrenci, memur, avukat vs. olmak değil, başörtülü eş hatta anne olmanın dahi cezalandırıldığına hep beraber tanık olduk. Başörtülü eşi olanların atamalarının yapılmadığı ve yüksek bürokrat olmanın bir şartının da eşin örtülü olmaması gerektiğini bu süreçte öğrenmiş olduk? dedi.
VEHİMLERLE KIZ ÇOCUKLARI CEZALANDIRILIYOR
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yasakçıların Abdullah Gül?ün yeterliliğinden çok eşinin örtüsüne odaklandığını hatırlatan Kerimoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: ?Başörtülü eş olma baskısını yoğun olarak üzerinde hisseden Hayrunnisa Gül?ün Çankaya?ya yani kendi evine bir suçlu gibi gizli gizli girip çıkması, yasağın her kesimden insanı nasıl etkilediğini göstermesi bakımından dikkat çekicidir.Aslında yasağın hiçbir hukuki ve mantıki gerekçesi olmadığının herkes farkındadır. Bir takım vehimlerle kız çocuklarını cezalandırmak hangi aklın ve vicdanın kabulüne sığar. 600 yıl boyunca farklı etnik, dini ve kültürel gruplarla barış içinde beraber yaşamış bir milletin torunları olarak farklılıklarımıza rağmen bir arada yaşama kültürünü yeniden oluşturabilmeliyiz.?
FALK: CHP SABİT FİKİRLİ VE YALANLAR ÜZERİNDEN SİYASET YAPIYOR
Türkiye?deki başörtüsü tartışmalarının medya tarafından dış dünyaya çok yanlış tanıtıldığını ifade eden Amerika Princeton Üniversitesi öğretim üyesi Ord.Prof. Richard Falk, ?22Temmuz seçim sonuçları, yabancı medyada Türkiye?de yükselen siyasal İslâm akımının zaferi olarak nitelenerek Türk laikliğine gerçek bir tehdit olarak algılandı. Bu yanlış değerlendirme, Türkiye içinde, özellikle sabit fikirli CHP yandaşları ve laikler kendi çıkarlarına yönelik olarak çarpıtılarak destek gördü? dedi.
MÜSLÜMAN KADINLARA YAPILAN AYRIMCILIK BENİ ÜZÜYOR
?Müslüman hanımlara yönelik politik ve yasal alanda eşitlik ilkelerine aykırı olarak yapılan ayrımcılık nedeniyle rahat değilim? diyen Richard Falk, ?Tuhaftır ki, bu ayrımcılık yalnız dini hassasiyeti olan Müslüman kadınların başörtülerine odaklaşıyor. Laik kesimde başörtülülere olan düşmanlık, bir yandan kendi çıkarları için manipüle edilirken, diğer yandan da bu kesimin gerçek duygularını yansıtmaktadır? dedi.
BAŞÖRTÜSÜ MÜCADELESİ HAKSIZLIĞI SON VERME MÜCADELESİDİR
Başörtüsü yasağına yönelik mücadelenin, kötü bir şekilde çarpıtılıp yanlış sunulduğunu kaydeden Falk, ?İnanıyorum ki, dini hassasiyeti olan Türk kadınları ve onları destekleyen aileleri, eşitliğe aykırı bu tutumun kurbanları olmuşlardır. Bu nedenle başörtüsü sorunu devleti kontrol eden bir mücadele değil, devlet tarafından bu hakların ihlal edilmesine bir son verme mücadelesidir. Sonuç olarak bu anayasal demokrasilerde vatandaşlara tanınan hak ve ayrıcalıkların, dini vecibelerini yerine getiren kadınlara da tanınmasıdır? şeklinde konuştu.
BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI AÇIK BİR İNSAN HAKKI İHLALİDİR
?Amerika?da ister kamusal alan ister özel alanda olsun dini vecibelere hiç bir zaman karşı çıkılmamıştır? diyerek kamusal alan zulmünün hiç bir gerekçesinin olamayacağını söyleyen Falk sözlerini şöyle sürdürdü: ?İslamfobisi her ne kadar Amerikan toplumunun bir parçası ise de, Amerika Birleşik Devletleri?nde Beyaz Saray?da verilen resmi bir yemeğe başörtülü bir hanımın katılması hiç bir zaman bir itiraz konusu olmamıştır. Din özgürlüğünü düzenleyen ve din hürriyetine temel teşkil eden en önemli ve uluslararası bağlayıcılığı olan metinler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve Uluslararası Sivil ve Politik Hakların Korunmasına İlişkin Sözleşmedir. İster Çin?deki Fulan Gong hareketinin bastırılması söz konusu olsun, ister Türkiye?de başörtüsü takanlara karşı yapılan ayrımcılık olsun bu hareketler insan hakları ihlalleri sayılır ve bu nedenle adı geçen sözleşmeler tarafından korunmaktadır.?
ÜNİVERSİTE HATIRASI PERUKLAR
Sempozyumun gerçekleştiği Merter Green Park Otelde Akder?in hazırladığı Üniversite hatırası standı ise üniversitelerdeki yasağın boyutunu traji komik bir şekilde ortaya koyuyor.
Bu konuda bir şey söylemek istermisiniz?


