Türban değil başörtüsü

October 22, 2007

Türban değil başörtüsü

Toplumsal kangren haline gelen başörtüsü yasağı sebebiyle haksızlıklara ve sosyal baskılara maruz kalan binlerce öğrenci yargıya ve adalet sistemine olan güvenlerini kaybetmiş durumda.

?Türkiye?nin Örtülü Gerçeği? adlı bir araştırmaya göre başörtülülerin yüzde 79,4?ü örtülerini türban olarak değil ?başörtüsü? olarak adlandırıyor. Bin 112 denek üzerinde yapılan araştırmada, denekler yüzde 96,7 gibi bir oranla da başörtülerini ?dinin bir gereği? olarak taktıklarını ifade ediyor.

Mehmet Baydemir
Eğitim, Kültür ve Dayanışma Derneği HAZAR tarafından yapılan ve adına ?Türkiye?nin Örtülü Gerçeği? adı verilen araştırmada başörtülülerin büyük çoğunluğunun başörtüsü yasağı sebebiyle çeşitli sosyal baskılara maruz kaldıklarını belirttikleri ortaya çıktı. Green Park Hotel?de gerçekleştirilen basın açıklamasıyla duyurulan araştırmada denekler, yüzde 36,4 oranında yasağı siyasilerin çözeceği vurgularken Cumhurbaşkanının yasağı çözeceğini düşünenlerin oranı ise yüzde 13,8 oldu.

ANAR tarafından yapılan araştırmanın lise ve üstü seviyede bin 112 denek üzerinde yapıldığı belirtilerek, başörtülülerin yüzde 79,4 oranında örtülerini başörtüsü olarak adlandırdıkları ortaya çıktı. Örtülerini türban olarak ifade edenler ise yalnızca yüzde 6?da kaldı. Deneklerin yüzde 96,7 gibi bir oranla başörtülerini ?Dnini bir gereği? olarak taktıklarını ifade ettikleri belirtilen araştırmanın ilgi çekici sonuçlarından biri de ?Yargıya ve adalet sistemine olan güvensizlik? nedeniyle başörtüsü yasağı mağdurlarının sadece yüzde 16,6?sının haklarını kazanabilmek için yargıya gitmeleri oldu.

Eğitimle yaşamıyla ilgili mağduriyetleri sorusuna deneklerin yüzde 75?i mağduriyet yaşadıkları şeklinde cevap verirken ?Malezya? tartışmalarının olduğu ortamda gerçekleşen araştırmada başörtülüler yüzde 91,1 oranında ?en çok yaşamak istedikleri ülke? sorusuna Türkiye cevabını verdi. Yüzde 77,2 oranında başörtüsü takmadan da dindar olunabileceğini düşünen deneklerin yüzde 85,6?sı arkadaş seçimine kılık-kıyafetin önemli olmadığını ifade etti.

Çok sayıda davetlinin katıldığı programda Ord. Prof. Richard Falk, Prof. Dr. Ümit Meriç, Prof. Dr. Mümtazer Türköne, Prof. Dr. Hilal Elver, Prof. Dr. Naci Bostancı, Yıldız Ramazanoğlu, Prof. Dr. Melek Göregenli, Prof. Dr. Ferhat Kentel ve Dr. Ayşe Güveli de birer konuşma yaptı.

Bu konuda bir şey söylemek istermisiniz?