Özgür-Der: Rutin mesaj ve tehditlere son!

August 28, 2007

Genelkurmay Başkanı?nın “Zafer Bayramı” mesajıyla ilgili bir basın açıklaması yapan Özgür-Der, bütün bir toplumu tehditlerle terbiye etmeye kalkan silahlı bürokrasinin suç işlediğini belirtti.

Özgür-Der Genel Merkezi?nden yapılan açıklamanın tam metni:

Genelkurmay?ın Rutin Mesaj ve Tehditleri Son Bulmalıdır! Genelkurmay Başkanı Org. Büyükanıt imzasıyla yayınlanan 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajı siyasete ve topluma yeni bir gözdağı verme girişimi olarak karşımızda duruyor. Oysa ki; ?Türkiye?yi bölmek isteyenlere ve laiklik karşıtlarına ordunun tepkisi? gibi klişe bahanelerle bazı basın kuruluşları ve sözde sivil örgütler tarafından da desteklenen tehditkar çıkışların hiçbir makul ve meşru zemini yoktur. Genelkurmay Başkanı dahil TSK?nın tüm personeli Başbakan?a bağlı ve Başbakan?a karşı sorumludurlar.

Org. Büyükanıt imzasıyla Zafer Bayramı mesajı adı altında kaleme alınan bildiri önceki benzerleri gibi baştan aşağıya ?TSK?ya yapılan saldırılar artmaktadır, sinsi planlar her gün farklı şekillerde ortaya çıkmaktadır.? benzeri ifadelerle örülmüş. Bayram mesajı görünümlü adressiz mektuplarla bütün bir toplumu tehditlerle terbiye etmeye kalkan silahlı bürokrasi, savunma görünümlü saldırı ve sindirme stratejisi içeren deklerasyonlarıyla cezai müeyyideler gerektiren bir suç işlemektedirler. Sözde ?Bayram Mesajı? olarak kamuoyuna deklare edilen metinde geçen ve TSK?nın siyasetine biat etmeyenlere yönelik olarak kullanılan ?şer odakları, kötü niyetliler, karanlık güçler? vs gibi kimi, neyi, hangi olayı veya gelişmeyi kast ettiği belirsiz, tamamen keyfi tanımlamalarla hedeflenen siyasal ve toplumsal gerilimler oluşturmak için teşebbüste bulunmaktır. Genelkurmay Başkanı veya TSK?nın herhangi bir personeli açısından hukuk çerçevesinde rahatsızlık veren bir olay veya gelişme söz konusu olur ise yapılacak iş, durumu ya Başbakan?a lisan-ı münasip ile rapor etmektir ya da doğrudan savcılığa suç duyurusunda bulunmaktır. Genelkurmay?ın doğrudan kamuoyunu muhatap alarak ?suç, suçlu, ihanet, hain, sinsi plan? vs gibi isnatlarla istikamet belirleme veya muhalif siyasetleri hizaya çekme vazifesi ve salahiyeti yoktur ve olamaz da.

Son olarak 22 Temmuz seçimlerinde halkın siyasi tercihi ortaya çıkmış ve cumhurbaşkanı seçiminde beklentilerin ne olduğu açıkça belli olmuştur. Resmi veya sivil tüm kurumlar ve temsilcileri gibi silahlı bürokrasi ve temsilcisi de siyasi iradeye yön veren toplumsal tercihe boyun eğmek zorundadır. Özgür-Der27.08.2007

Genelkurmal başkanının konuşması

Paşa dükkanı açtı; sert açıklama yaptı

Genelkurmay Başkanı, 30 Ağustos mesajında T.C.’nin üniter yapısını içine sindiremeyen bölücüler ve laik yapısını sistematik bir yaklaşımla aşındırmaya çalışan “şer odakları”nı hedef aldı.

 

Genelkurmay Başkanı Org. Büyükanıt, 30 Ağustos mesajında, ‘Sinsi planlar her gün farklı şekillerde ortaya çıkıyor. TSK, koruyup kollama görevinden asla taviz vermeyecektir’ dedi

Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt, cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde sert bir mesaj yayımladı. Büyükanıt, ?Türk ulusunun birlik ve beraberliğini, Türkiye Cumhuriyeti’nin laik ve demokratik yapısını bozmak ve çağdaş kazanımlarını ortadan kaldırmak amacıyla yürütülen sinsi planlar ne yazık ki her geçen gün farklı şekillerde ortaya çıkmaktadır.? dedi.

Sürdürülen saldırılar ve ihanetlerin TSK personelini yıldıramayacağını belirten Büyükanıt, “Bu direnç, TSK’nın genlerinde mevcuttur. TSK bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra Türkiye Cumhuriyeti’ni koruyup kollama görevini Atatürkçü düşünce sisteminin rehberliğinde gerçekleştirirken kararlı duruşundan asla taviz vermeyecektir” dedi.


Büyükanıt, 30 Ağustos yıldönümü nedeniyle dün yayımladığı mesajında şunları kaydetti:

‘Birtakım kötü niyetliler’

“Bilime ve akla dayanan Atatürkçü düşünce sisteminin esaslarını kavrayamamış birtakım kötü niyetliler tarafından; Türk ulusunun birlik ve beraberliğini, Türkiye Cumhuriyeti’nin laik ve demokratik yapısını bozmak ve çağdaş kazanımlarını ortadan kaldırmak amacıyla yürütülen sinsi planlar ne yazık ki her geçen gün farklı şekillerde ortaya çıkmaktadır.

‘TSK’ya saldırılar arttı’

Üzülerek ifade ediyorum ki, yaşadığımız günlerde hem ülke içinden hem de ülke dışından Türk Silahlı Kuvvetleri’ne karşı yapılan saldırılar artmış bulunmaktadır. Bu saldırıların amacı, Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları tarafından çok iyi bilinmektedir. Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısını içine sindiremeyen bölücüler ile laik yapısını sistematik bir yaklaşımla aşındırmaya çalışan şer odaklarının yaklaşımlarını, tüm ulusumuz çok açık olarak izlemektedir.

Bu tehditler karşısında, hiçbir etnik temele dayanmayan ve anayasamızda açıkça belirtilen, soydaşlık değil yurttaşlık esasına dayanan ve Ulu Önderimiz Atatürk’ün ‘Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türk halkına Türk ulusu denir’ veciz ifadesinde yerini bulan Atatürk milliyetçiliği ve laiklik, bilim ve aklın parlak ışığı ile bütün bu karanlık güçleri boğarak bizi aydınlık bir geleceğe ulaştıracaktır.

‘İhanetler yıldıramaz’

Bir hususu, Kurtuluş Savaşı’nın esas kahramanları olan yüce Türk ulusunun bilmesi gerekmektedir. Türk Silahlı Kuvvetleri’ni, tüm dünyaya örnek olan çelik gibi disiplinini, birlik ve beraberliği ve Atatürk’ün ideolojiden uzak, bilim ve akla dayanan dinamik ve çağdaş düşünce sisteminin takipçisi olan personelini, bu tür saldırılar ve ihanetler yıldıramayacaktır. Bu direnç, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin genlerinde mevcuttur.

‘Taviz verilmeyecek’

Türk Silahlı Kuvvetleri bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni koruyup kollama görevini Atatürkçü düşünce sisteminin rehberliğinde gerçekleştirirken kararlı duruşundan asla taviz vermeyecektir.

‘Rehberimiz Atatürk’

Bu bilinçle hareket eden kahraman TSK mensuplarına ülkemizi bölmeye çalışan terör örgütü ile vermiş olduğu mücadelede başarılar diliyor, tüm kahraman evlatlarımızı ve onların komutanlarını sevgiyle kucaklıyorum. Unutmayın, cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Cumhuriyeti kuranlar, onu korumaya da muktedir olmalıdırlar’ özdeyişi daima rehberimiz olacak ve bize güç verecektir.”

Özgür-Der: Rutin mesaj ve tehditlere son! “ için “ilk yorum ”

  1. irfan on August 28th, 2007 7:33 pm

    demokrasi putunun münafıkları
    kendi kutsadıkları yasaları hiçe sayıyorlar,kendi yüceltikleri hukuku tanımıyorlar…
    tanrılaştırdıkları insana bile saygıları yok…
    ilkesizler bunlar…inançsız,değersiz ve köksüz…
    ya demokrasi dinin kulları(laikler),kadıları(savcı ve hakimleri), ulemaları(prof.ve aydınları) na ne demeli…beşeri dinleri olan demokrasi,kirli postallar altında çiğnenirken ne ile meşgüller acaba…hangi bilimsel diyalektik nutuklarındalar….

Bu konuda bir şey söylemek istermisiniz?