Din görevlileri niye Allah tan korkmaz ?
Haziran 4, 2007
Şehirlerimizde onlarca camii mevcut, hepside yer aldıkları semtin sosyoekonomik seviyesine göre özene bezene yapılan süslenen anıtsal boyutlarda binalar. duvarlar bulunduğu çevreye göre en değerli kaplama malzemesi ile kaplanır, zeminde en iyi halılar. her şey camiinin hitap ettiği toplum kesimine göre en üst kalitede. Zaten de öyle olması gerekir. ibadet hanelerin temizliği ve ferahlığı ile ibadete gelenlere iç huzuru vermesi gerekir..
Camii cem olunan toplanılan, Müslümanların dertlerini sevinçlerini paylaştığı sorunlarına çare bulunduğu mekanlar olarak İslam toplumunda hayatın merkezi olarak yer alan mekanlardı. Camilerin günümüzde tüm fonksiyonları ortadan kalkmış durumda. Bir paradoks olarak kökten laik olan bir devlette devlete din görevlisi denilen devlet memurlarına zimmetlenmiş durumdalar. Namaz kıldırma robotu fonksiyonundan öte bir icraatları yok çok büyük bir kesiminin
Büyük Çoğunluğu Hızlı birer motor sürücüsü aynı zamanda. Motokrros yarışmasına katılsalar pek çoğu birinciliği hiç kimseye kaptırmaz. Namaz vakitlerinde kendilerine zimmetlenen işyerlerine (camiye) son sürat ulaşmak ve aynı hızda görevlerini devlet memuru şuuru ile icra edip aynı hızda esas işleri olan dükkanlarına bağ bahçelerine uçarcasına dönmek için tabii ki en uygun araçlar motobisikletir.
Bizim kimsenin rızkında gözümüz olduğu sanılmasın tabii ki rızk peşinde koşacak din görevlilerimizde, şu üç günlük dünyada peşinde koşmaya değer başka bir şey var mı zaten.
Dinle ilgili her konu açıldığında çok bilen büyüklerimiz, camiler de gürül gürül ezan okunmuyor mu? Camilerin kapısı açık değil mi? demez mi ha işte tam bu nokta benim derdim. Vallahi camilerin çoğu özellikle mahalle arasındakilerin hepsi kapalı. Gerekçe, içindeki avizeler elektronik eşyalar çalınıyormuş. Allah aşkına bunlar Camii mi D.M.O (Devlet Malzeme Ofisi) mi? Bugün öğle namazımı kılmak için cami adı verilen mekanların hepsinin kapısı kale kapısı gibi kilitliydi. Sonunda gittiğim dördüncü caminin kapısının önünde konan paspasta namazımı eda etmek zorunda kaldım.
Kiliselerde olduğu gibi her makul vakitte camilerde din görevlisi bulunması bulunması gibi bir talebim yok, tek talebim namazlarımı Müslüman halkın paraları ile yapılan camilerde huzurlu bir şekilde eda edebilmek. Namaz kılınması dışında bir fonksiyonu kalmayan camiler hiç olmazsa ibadet edilen yer fonksiyonunu her zaman sürdürsün. Ya içerisine çalınacak değerli eşya konulmasın ya da caminin tüm fonksiyonunu iptal eden depoya dönüştüren kapı kilitleme dışında başka bir güvenlik önlemi bulunabilir. Namaz için gelipde namaz kılacak yer olmadığından kapıdan dönmek zorunda kalanların vebalinden kapıları kilitleyenler Nasıl kurtulur. Bu namaza engel olmak değil mi bir anlamda zorluk çıkartma değil mi?
Not: Yukarıdaki yazı Antalya şartları için yazıldı.
Din görevlileri niye Allah tan korkmaz ? “ için “2 yorum var ”
Bu konuda bir şey söylemek istermisiniz?



Diğer şehirlerin de antalyadan çok farklı olmadığını biliyorum.Burda, camii eşyalrının çalınması riski de,arkasına saklandığımız bir mazaret…
Camilerin işlevsizleştirilmesi,gerçek mahiyetinden uzaklaştırılmasının son halkalarından biri…
Camilerin kapalı olmasınının tek sebebi imamların yani görevli memurların pintiliğinden ileri geliyor… akılları fikirleri parada,başka düşüncelerinin olduğunu sanmıyorum. Türkiyede din görevlileri tamamen asimile edilmiş. Kendilerini bir nevi kıldırdıkları namaz sayesinde cennetlik sanıyorlar. Doğrusu çok acınacak bir durum, anlasalar o namazı sadece ve sadece para için kıldırdıklarını derhal görevden çekilirlerdi…
herkes kendi günahından sorumludur din görevlileri ise toplumun bütününden sorumlu….