“Hadis kritiğinde aslolan, Kur’an’a arz yöntemidir”

Mayıs 24, 2007

TOKAD’ın sempozyumunda konuşan Ahmet Örs, Hz. Peygamber’in Kur’an’ın ilk muhatabı ve ilk uygulayıcı olduğunu, dolayısıyla hadis kritiğinde usûl olarak Allah’ın korunmuş kitabına müracaatın önemini vurguladı.

“Hadis kritiğinde aslolan, Kur’an’a arz yöntemidir”
Toplumsal Dayanışma Kültür Eğitim ve Sosyal Araştırmalar Derneği (TOKAD) tarafından yapılan “Eğitim Seminerleri- Bahar 2007” programı, sitemiz yazarlarındanı Ahmet Örs’ün “Sünnet ve Hadis” başlıklı tebliğinin sunumuyla devam etti. Sünnet ve Hadis arasındaki temel ayrımı ortaya koyan Örs, her iki konuya yaklaşımın da Kur’an perspektifiyle yeniden inşa etmeye yönelik ciddi bir çalışma yapılmasının gerekliliğine vurgu yaptı. Sünnet ve hadis alanlarında bugün yaşanan bilgi ve pratik karışıklıklarının çoğunun, Kur’an’ı anlama noktasında yaşanan zaaflardan kaynaklandığını belirtti. Örs, Hz. Peygamber’in Kur’an ayetlerinin ilk muhatabı ve ilk uygulayıcı olduğu için O’nun en güzel örnek gösterildiğini, dolayısıyla O’nun ne sünnetinin ne de O’ndan nakledilen sözlerin Kur’an ile çelişemeyeceğini ifade ederek, bu noktada sünneti ve hadisi doğru anlamada geleneksel tortuların giderilebilmesi için usûl olarak Allah’ın korunmuş kitabına müracaat etmenin önemini anlattı.

Konuşmasında sünnet ve hadis kavramlarıyla ilişkin bilgileri veren Ahmet Örs, daha sonra hadis ilminde kullanılan anahtar kelimelerin açıklamasını yaptı. Özellikle sahih hadis ve mütevatir hadis tasnifinde yaşanan sıkıntıların hadis ilmiyle uğraşanlar tarafından koyulan ölçülerdeki çelişkilerden ileri geldiğini belirterek, bu noktada tüm hadislerin ahad kategorisinde değerlendirilmek zorunda olduğunu ifade etti. Hadiste aslın raviler değil metnin kendisi olduğunu, tüm hadis metinlerinin ise zan taşıdığını belirten Örs, insanların bu konuda yeni çalışmalar yaparken kesin bilgi ifade eden Kur’an’a başvurması gerektiğini söyledi. Hadis literatürüne sahih kategorisinde geçmiş uydurma hadislerin dahi bulunabildiği bir ortamda, yeni bir usûle ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Örs, ayrıntılı ve önemli bilgiler aktardığı tebliğinde ayrıca Kur’an dışı vahyin imkansızlığı hususunu da açıklık getirdi. Hadis alanında uzmanlaşmayan insanların hadislerle karşılaştığında nasıl bir tutum takınabileceği konusunda ise Örs, “Kur’an’ı anlayarak okuyan insanlar, hadisleri vahye uygunluğu açısından metin tenkidine tabi tuttuğunda genel bir kanaat edinebilir,” dedi.

“Hadis kritiğinde aslolan, Kur’an’a arz yöntemidir” “ için “ilk yorum ”

  1. salih on Ekim 11th, 2007 11:04 pm

    Burada çok tehlikeli bir durum söz konusu.
    Bu haberi okuyan birisi zannederki bütün islam kuran dan ibaret, kuran da yazmayan şeyleri yapmaya gerek yok halbuki birçok detay peygamber efendimizin naklidir.Şimdi ibadetlerin nasıl yapılacağını efendimiz nakletmiş,buradaki mantıkla hareket edersek nasılsa nakiller kesin değil o zmn şu ibadeti yapmayayım denebilir ki tehlikeli bir durum.Dinin doğru düzgün öğrenilemediği şu topraklarda bir de böyle haberler insanın nefsine şenlik gibi,yakında kurana da gerek yok denilir her şey terkedilir.Böyle ciddi bir meseleyi iki internet haberiyle bırakanlarında vay haline..,tabi anca dinden kaçanların içlerini rahatlatma babında bir özelliği var, gerçek ihlas bunlara takılmaz..

Bu konuda bir şey söylemek istermisiniz?