4. UFUK TURU SONUÇ BİLDİRİSİ
Mayıs 24, 2007
Konya Sivil Toplum Kuruluşları’nın 4. Ufuk Turu toplantıları’ndaki
tartışmaların genelinde öne çıkan bazı kanaatler şu şekilde ifade edildi:
1-Sivil toplum kuruluşları bir toplumun hayatiyetinin en önemli göstergelerinden birisidir. Çağdaş toplumsal yapılarda demokratik katılımın sürdürülebilir kılındığı, otoriter ve totaliter savrulmalara karşı korumanın temin edilebildiği en sağlam yol güçlü sivil toplumsallaşmadır.
2-Sivil toplum bizatihi toplumun kendisidir. Toplumun, hiçbir baskı ve vesayet olmaksızın kendi kendini gönüllü olarak örgütleme iradesidir. O yüzden hükümet dışı organizasyonlar olarak tanımlanan sivil toplum kuruluşları, devletle çatışma halinde olmak zorunda olmadığı gibi, bizatihi toplumun dışında başka hiçbir kurumun payandası da değildir. Başta devlet olmak üzere her tür kurum, kuruluş ve kişiyle “toplumsal ortak iyi” notasında hareket etme dışında başkaca bir ilişkiyi de kabul etmez.
3-İster iktisadi alanda, ister toplumsal hayatta sivil veya devlet-dışı alanın genişlemesi devleti zayıflatan bir gelişme değildir. Aksine daha güçlü, etkili ve verimli bir iktisadi ve soysal hayat bu alanların dengeli bir düzenlenmesiyle sağlanabilir.
4-Sivil alanın güçlenmesi her türlü toplumsal gelişmenin ihtiyaç duyduğu sosyal sermayeyi de geliştirir. Sosyal sermayesi zayıf toplumların iktisadi yönden sahip oldukları en yüksek kaynakları bile verimli bir şeklide değerlendirmeleri mümkün değildir.
5-Küreselleşmenin ortaya çıkardığı tehditler ve imkânlar sivil toplum örgütlerinin de yerelden küresele ulaşan bir zincir içerisinde dayanışmasını zorunlu hale getirmektedir.
6-Sivil bir toplum kadınların da toplumsal hayata aktif bir biçimde katılımlarının önünde bir engelin bulunmadığı bir toplumdur. Kadının karşısına çıkarılan görünür ve görünmez maddi veya manevi, toplumsal veya siyasi engellerin teşhis edilmesi ve giderilmesi sivil toplum teşekküllerinin gündeminde hassasiyetle yer almalıdır.
7-Hem yerel hem küresel düzeyde bazı sivil toplum kuruluşlarının amaçları dışında hatta yer yer “sivil toplumun” özüne tamamen aykırı bir biçimde demokratik değer ve kurumların aleyhine olacak şekilde kullanılıyor olması kabul edilemez. Ancak bu durum sivil toplumun özünde sahip olduğu değerin bir suiistimali olarak sivil toplumun özde önemini ve değerini azaltmaz. Bu tür girişimler dolayısıyla sivil toplum faaliyetleri veya teşekkülleri bir şaibe altında bırakılamaz.
8-Ufuk Turu katılımcısı Sivil Toplum Kuruluşları olarak küresel güçlerin başta Orta Doğu’da olmak üzere dünyanın her tarafında başvurduğu işgal, müdahale ve saldırıların zamanla kanıksanmasını anlamlı buluyor bu tür çabalara yönelik protestolarımızın canlı tutulması gerektiğini düşünüyoruz. İşgallerin bu toplumlara demokrasi götürmesi mümkün olmadığı gibi toplumların sivil dokularını tahrip ettiğini de görmek gerekiyor.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Bu konuda bir şey söylemek istermisiniz?


