İHH Irak raporu 2007
Mart 8, 2007
Mart 2003′te ABD tarafından işgal edilmesinden bu yana geçen süre içinde Irak’ta meydana gelen değişim, yapılan katliamları, etnik-mezhebi çatışmaları, silahlı grupları… İnsani Yardım Vakfı IHH Irak Raporunda aktarıyoruz.
İnsani Durum
Irak’ta 2003 yılı Ocak ayı başından şu ana kadar gerek Amerikan saldırıları ve gerekse kaos sebebiyle hayatı kaybeden sivil sayısı en iyimser istatistiklere göre 150 bini aşmıştır. Her ay ortalama 3 bin insanın hayatını kaybettiği ülkede, şiddetin yol açtığı dolaylı ölümlerle birlikte 650 bin sivilin ölümünden bahsedilmektedir. Zira sağlık alt yapısının olmamasından dolayı tedavi edilebilecek binlerce insan yaşamını yitirmekte, savaş sırasında kullanılmış yüksek oranda uranyum içeren bombalar sebebiyle kanser vakıalarında 10 kata varan artışlar gözlenmektedir. Şu an tespit edilebilen 104 bin Iraklı aile mülteci konumunda ve 1 milyonu aşkın insan da güvenlik gerekçesiyle yerinden edilmiş durumda. Irak’taki her 8 çocuktan 1’i daha bir yaşına giremeden ölmektedir. Ülkede bebek ölüm oranları da savaş öncesine göre iki kat artmıştır. Savaş sırasında şehirlerin su şebekeleri neredeyse tamamen tahrip olmuş durumda. Birçok bölgeye halen temiz su akmıyor. Amerikalılar halen tamir etmiş değiller. Mevcut elektrik sisteminin onarımı 7,1 milyar dolar gerekiyor. Bunun sadece 1,1 milyarı bulundu. Elektrik olmadığı için birçok sağlık kurumunda teknik ekipmanlar çalışamamakta, çalışanlar da 20 yıl öncesinin teknolojik alt yapısına dayanmaktadır. Basra gibi dev bir kentte, halkın yarısının suları akmamaktadır. Yine aynı kentte savaştan bu yana sadece 2 hafta normal elektrik temini mümkün oldu. Kalan 6 ayın içinde bazen hiç gelmeyen elektrikler bazen birkaç saat verilmiştir. Kuzey Irak hariç diğer Irak kentlerinde durum farklı değil. Bu tespitler ışığında bir karşılaştırma yapılacak olursa şöyle bir tablo çıkmaktadır:
Bugünkü Durum İşgal Öncesi Durum
nYıllık gelir (ortalama) 35 milyar $ Yıllık gelir (ortalama) 90 milyar $
nFakirlik: % 60 Fakirlik: % 10
nİşsizlik: % 50 İşsizlik: % 7
nBebek ölümü: 150/1000 Bebek ölümü: 80/1000
nTemiz suya ulaşım: % 41 Temiz suya ulaşım: % 85
nEğitim: % 10 Eğitim: % 90
nSağlık alt yapısı kapasite: % 15 Sağlık alt yapısı: % 80
Irak’ta Siyasetin Rengi
Irak’ta mevcut siyaset açısından en belirleyici unsur, dünyanın diğer ülkelerindeki geleneksel ideolojiler, sağ-sol tanımları değil. Bunun yerine tamamen etnik ve mezhep merkezli bir yaklaşım tüm siyasete rengini verdiğinden, her etnik ve mezhebi unsurun yaşadığı bölge diğerleri için tehlikeli bir alan haline gelmiştir. Bu ise işgalin başından itibaren etnik ve mezhep merkezli yapılan tasniflerin ülkenin bölünmesinde hukuki ve fiili bir alt yapı oluşturduğunu göstermektedir. Buna göre mevcut siyasi tablo şöyledir: Meclisteki toplam sandalye sayısı: 275
Şii Partilerin toplam sandalyesi: 138 (%51)
Sünni Partilerin toplam sandalyesi: 59 (%22)
Kürt Partilerin toplam sandalyesi: 58 (%21)
Diğer: 20 (%6)
Hükümet ve Bakanlar Toplam Bakanlık sayısı: 32
Şii Partiler: 16
Kürt Partiler: 8
Sünni Partiler: 6
Diğer: 2 Irak’ta Halen Silahlı Eylem Yapan Gruplar
(Yaklaşık eylem yüzdeleriyle)
- İtidalli Sünni gruplar (% 30)
- Yabancı savaşçılar (% 15)
- Baasçı gruplar (% 20)
- Şii gruplar (% 20)
- Yabancı istihbarat örgütleri (% 15 ?)
İtidalli Sünni İslami Gruplar (Sadece işgalcilere yönelik eylem yapanlar)
- Irak Ulusal İslami Direniş Grubu: 1920 Devrim Tugayları olarak da biliniyor. Genellikle Bağdat ve Felluce’de eylemleri var. Tahmini gücü 7-10 bin var.
- Özgür Irak İçin Ulusal Cephe: İkinci derecede güçlü olan cephe, Erbil, Kerkük, Felluce, Diyala ve Tikrit’te savaşıyor. Tahmini gücü 3-5 bin
- Bağımsız Irak İçin İslami Cephe: Özellikle Musul ve Diyala’da eylemler yapıyor.
Irak İslam Ordusu (Ceyş İslami): Bağdat, Musul ve tüm Orta Irak’ta etkin. Tahmini gücü 5-10 bin - İrili ufaklı onlarca küçük yerel grup. Yabancı Savaşçılar
Mücahitler Konseyi: El-Kaide’ye yakın 6 grubu barındırıyor. Koalisyonun en güçlüsü Tevhid ve Cihad Hareketi. 3-5 bin arasında gücü bulunan grup, Sünni üçgendeki birçok kentte eylem yapıyor. Tekfirci anlayıştaki koalisyon; Amerikalıları, Şiileri ve hatta kendisi ile yöntem kavgasına girdiği Sünni gruplarla da çatışmaktan kaçınmıyor.
Baasçı Gruplar
- Dönüş (el-Avde): Irak eski Güvenlik Servisi elemanlarının bir araya gelerek oluşturduğu grup özellikle Samara ve Tikrit’te aktif. Güçleri konusunda 5-10 bin tahmini yapılıyor. Amerikan askerleri ile Şiilere karşı bombalı eylem yapıyorlar.
- Saddam Fedayileri: Mart 2003 tarihinde işgalden önce Saddam tarafından bizzat kurulan milis gücü, daha sonra Saddam’a ideolojik bağlılığını terk ederek İslamcı gruplara yakınlaştı. Şiilere ve Amerikalılara yönelik eylemler yapıyor.
- Küçük gruplar: Birçok kentte, cumhuriyet muhafızlarının örgütlemesi ile meydana getirilmiş örgütlerdir. Sayıları konusunda net bilgi yok.
Şii Silahlı Gruplar
- Mehdi Ordusu: Mukteda es-Sadr’a bağlı grubun tahmini gücü 10-15 bin silahlı milisten oluşuyor. Bağdat başta olmak üzere tüm güney kentlerinde operasyon gücü var. Genellikle Amerikalıları hedef alsa da, Kaideci ve Saddamcı olduğu gerekçesiyle Sünnilere yönelik eylemleri de yaygın.
- Bedir Tugayları: Abdülaziz el-Hekim liderliğindeki grubun 15-20 bin silahlı gücü bulunuyor. Önemli bölümü resmi üniformalı olarak polis ve asker teşkilatına da yazılan grubun ölüm timleri adlı operasyon birimi, Saddamcı ve tekfirci olduğu gerekçesiyle resmi güçlerle birlikte Sünnilere karşı infaz yapıyor.
- Allavi ve Çelebiye bağlı laik gruplar: Amerikalılar tarafından yönlendirilen gruplar Sünni hedeflere operasyonlar yapıyor.
Ölümlerin Kategorik Dağılımı
- Tüm eylemler içinde;Sivil ölümler: %70
- Iraklı polis: %20
- İşgalci: %10
Silahlı Çatışmaların Niteliği
- Ülkedeki kaos sebebiyle kimlerin hangi eylemi yaptığını anlamak hayli güç.
- Değişik isimler altında 50’yi aşkın grup var. Bunlar içinde samimi İslamcıların yanı sıra, eski Cumhuriyet Muhafızı üyesi insanların sayısı da bir hayli fazla. Dolayısıyla eski hesaplaşmalara dayalı saldırılar yaygın.
- Sünniler homojen olmadığı gibi Şiiler de homojen değil. Aşırı uçların eylemleri kimi zaman tüm camiaya maledilmekte.
- Çatışmalarda iç dinamiklerin yanı sıra çevre ülkelerin rolleri de azımsanmayacak boyutlarda.
Şii-Sünni Çatışmasını Tetikleyen İç Nedenler
- Şii ve Sünni önde gelen şahsiyetlerin öldürülmesi ve kin duygusunun zihinlere kazınması.
- Şii ve Sünni sivillerin kaçırılıp, karşı tarafa duyulan nefreti arttıracak şekilde işkence edilerek infazı.
- Arada köprü olabilecek mutedil insanların ölümü (Beni Esad, Beni Tamim kabile liderleri, İsam Ravi vs).
- İbadethanelerin hedef alınması.
- Tekfircilik.
- Mezhebi taassup.
- Cehalet, asılsız iddialar ve dedikodular.
Çatışmayı Tetikleyen Dış Nedenler
- İran nüfuzunun artması ve oluşturduğu tehdit
- Arap ülkelerinin ABD’ye yakın durmaları
- Irak’ın parçalanmasından endişe edilmesi
- İsrail’in Arap gücünü kırma ve parçalama stratejisi
- Amerika’nın bölge ülkelerini Irak’a çekme çabası
- Petrol paylaşımındaki çekişme
- Bölgede yeni sınır değişikliklerinden endişe eden bölge ülkelerinin müdahalesi
Şii-Sünni Yakınlaşması İçin Girişimler
- İslam Konferansı Örgütü çatısı altında en az 3 defa anlaşma yapıldı. Ancak sonuçsuz kaldı.
- Saldırganlığa karşı Küresel Mücadele Platformu’nun geniş katılımlı uluslar arası toplantılar ardından yaptığı çağrıları sonuçsuz kaldı.
- Müslüman Alimler Birliği’nin çağrı ve girişimleri sonuçsuz kaldı.
- Katar’ın başkenti Doha’da yapılan ortak girişim karşılıksız kaldı.
- Türkiye’deki sivil toplum örgütleri öncülüğünde Şii-Sünni çatışmasının önlenmesi için yeni bir girişim başlatılmaya hazırlanılıyor.
Bu konuda bir şey söylemek istermisiniz?


