Panel Açılışında Kur’an Okutulması nedeniyle AKP Vakfa Kapatma Davası açtı

Şubat 22, 2007

Eğitim paneline “muhafazakar-demokrat” pençe! 28 Şubat’ın yıldönümünde ve özgürleşme olarak nitelenen AB sürecinde, vakıflara ve düşünceye baskılar sürüyor… İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı (İLKAV) düzenlediği eğitim panelinde ifade edilen görüşler nedeniyle susturulmak isteniyor.

Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün talimatı üzerine Av. Fatma Oflaz imzası ile mahkemeye verilen İLKAV’ın dağıtılması talepli dava dilekçesinde “panelin açılışında Kuran okunması” da suç olarak gösterildi. Kartel medyası ağzıyla kaleme alınan dava dilekçesinde; İLKAV’ın, “Kur’an okunarak başlatılan” panelinde, konuşmacıların “resmi ideoloji olarak tanımlanan Atatürk ilke ve inkılapları ile getirilen laik eğitim sistemi”ne ve “zorunlu eğitim”e yönelik eleştirel görüşleri ön plana çıkardıkları, bu ideolojik baskı ve dayatmalara karşı “sivil itaatsizlik ve benzeri şiddet içermeyen” itirazlar yükseltmeye çağrı yapıldığı ve vakfın da bu konuşmalara zemin hazırlamaktan sorumlu olduğu ifade edildi. Medeni Kanun’un 101 ve 116. maddelerinde zikredilen “Cumhuriyetin Anayasa ile belirlenen niteliklerine aykırı amaç” güttüğü ve “yasak faaliyet” yaptığı iddiasıyla İLKAV’ın dağıtılması ve 9 yöneticisinin yönetimden uzaklaştırılmasının yanı sıra mal varlıklarına el konulması da talep ediliyor. İLKAV’a yönelik kapatma davasının ilk duruşması Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 8 Mart 2007’de 11:10′da yapılacak.

Davayı M. Ali Şahin Açtırdı

Kapatma davasını açan savcılık değil, M. Ali Şahin’in harekete geçirdiği Vakıflar Genel Müdürlüğü!

Ankara’da, ilgi toplayan ilmi ve kültürel çalışmaları, adalet ve özgürlük eksenli kitlesel etkinlikleriyle öne çıkan İLKAV’ın kapatılmak istenmesi 28 Şubat sürecinin devam ettiğini hatırlatıyor. Çünkü ezilenler yetki elde ettiklerinde ezenler gibi davranmaya başlıyor. Siyasi hesaplar ahlaki ve hukuki ilkelerin önüne geçiyor, değerler aşınıyor ve metalaşıyor.

Vakıflardan sorumlu devlet bakanı Mehmet Ali Şahin’in uyarısıyla Vakıflar Genel Müdürlüğü, İLKAV’a 2006 Aralık ayın içinde düzenlediği ve katılımcılarının arasında akademisyenlerin de bulunduğu “Resmi İdeoloji Kıskacında Eğitim Sistemi ve Din Eğitimi” konulu panelden sonra soruşturma açmış ve bu soruşturma sonunda da vakfa kapatılma davası açılmıştır. AKP’nin atadığı Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün görevlendirmesiyle mahkemeye verilen İLKAV’ın “dağıtılması” istemli dava dilekçesinde, kartel medyasının “panelin açılışında Kur’an okunmasını” suç gibi gösteren ifadeleri dava gerekçelerinin içine yerleştirilmiştir. Üstelik, MGV hakkında 28 Şubat sürecinde verilen kapatma kararı da haklı görülerek, İLKAV’ın kapatılması için örnek alınması gereken emsal karar olarak gösterilmiştir.

Kendisi de daha önce “andıç mağduru” olan kartel medyasının önemli ismi M. Ali BİRAND’ın Kanal D Ana Haber Bülteni’ndeki tahrikiyle, canlı yayında daha hedef gösteren haberi bitmeden, medya yetkililerini arayarak ve hiçbir incelemeye de gerek görmeden yaptığı açıklamada “gerekirse kapatılır” diyen Bakan M. Ali Şahin, kartel medyasına verdiği bu sözünü tuttu ve İLKAV hakkında hemen harekete geçirdiği Vakıflar Genel Müdürlüğü eliyle kapatma davası açtırdı. Halbuki M. Ali Şahin de, Refah Partisi ve Fazilet Partisi saflarında kartel medyasının ve 28 Şubat hukuksuzluğunun mağdurları arasında yer almıştı. Şahin zihniyeti, o zaman muhtemelen haksız ve hukuksuz bulduğu MGV’ye yönelik kapatma kararını bile bugün İLKAV’ın kapatılması için örnek alınması gereken bir karar olarak mahkemeye sunabiliyor.

Son derece ibret verici bir işgüzarlık daha söz konusu bu davada. Kartel medyasının bütün tahriklerine rağmen, hiçbir suç unsuru taşımayan panel hakkında yaklaşık 3 aydır herhangi bir takibata geçmeyen savcılık da, durumdan vazife çıkaran Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından, konuşmacılar hakkında cezai dava açmaya çağrıldı. Vakıflar müfettişlerinin hazırladığı rapor bu amaçla savcılığa da gönderildi. İhbarcı “kartel medyası”nın dolduruşuna gelmeyen savcıların, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün bu ihbar ve yönlendirmesini ciddiye alıp almayacağı merak ediliyor.

Panelde Hangi Düşünceler Serdedilmişti?

İLKAV’ın “Resmi İdeoloji Kıskacında Eğitim Sistemi ve Din Eğitimi” paneli 3 Aralık 2006 tarihinde Ankara Kocatepe Kültür Merkezi’nde yapılmıştı. Bu panelde konuşmacılar, “resmi ideoloji” kıskacındaki eğitim siteminin toplumda meydana getirdiği çürüme ve yozlaşmaya dikkat çekerek, bu büyük ve yaygın bozulmanın sebeplerini ilmi bir muhtevayla irdelemişlerdi. Araştırmalar, raporlar ve anketlerle ortaya konan bu çürümeye ve gençler arasında giderek yaygınlaşan uyuşturucu, şiddet ve tecavüz eğilimlerine; şahsiyetleri öğütme, dönüştürme ve tek-tipleştirmeyi hedefleyen militarist resmi ideoloji dayatmasının ve dini dışlayan seküler-pozitivist eğitim programlarının sebep olduğuna dikkat çekmişlerdi. Eğitim sisteminin bütün din ve ideolojilerden soyutlanarak, din ve ideolojilerle ilgili derslerin seçmeli hale getirilmesi ve bu seçmeli dersler dışında kalan alanda fıtri-insani erdemleri esas alan ve insan hakları zeminine oturan nötr eğitim programları uygulamasına geçilmesi teklifinde bulunmuşlardı.

Eğitimin ideolojik ve militarist kuşatmadan kurtarılarak özgürleştirilmesi talep edilen panelde, sistemin model aldığı Batı’da da olduğu gibi, çocuğun nasıl bir eğitim alması konusunda devletin değil ailelerin söz sahibi kılınması önerilmişti. Devletin laiklik ilkesine de aykırı Bizantinist bir tutumla din ve diyanet üzerinde vesayet ve hakimiyet oluşturması eleştirilmiş, devletin kendi tercihine sadakat göstererek, hiç değilse batılı anlamda laikliğe uyması istenmişti. Ayrıca, toplumu teşkil eden bütün kesimler için özgürlük ve adalet talep edilerek, insanların hangi dini ya da ideolojiyi tercih edeceklerinin kendi özgür iradelerine bırakılması gerektiği ifade edilmişti. Bu bağlamda, eğitim, din ve düşünce özgürlüklerinin önündeki tüm engellerin, yasakların ve okullardaki, fıtratları bozan militarist ve ideolojik dayatmaların kaldırılması gerektiği gündemleştirilmişti. Ayrıca veliler özgürlük dışı dayatmalara karşı sivil itiraza ve hukuki mücadeleye davet edilmişlerdi.

M. Ali Birand ise İLKAV panelini “Kim bunlar?” diye hedef göstererek, savcıları ve vakıflarla ilgili bakanı hukuksuzluk olarak değerlendirecek bir tutuma yönlendirirken; öte yanda ölmeyi ve öldürmeyi esas alan yeminlerle şiddete yönelik açıklamalar yapan Kemalist ulusalcı “Kuvva-i Milliye” derneklerini ise “32. Gün” programına çıkarıp itibar göstermekten ve onları birleşerek daha güçlü olmaya teşvik eden açıklamalar yapmaktan çekinmemektedir. Susurluk, Şemdinli, Atabeyler vb çeteleşmelerin üzeri örtülürken, düşünce açıklamaları susturulmaya çalışılıyor. İLKAV’a ilim ve düşünce adamlarının düşüncelerini özgürce açıklamalarına zemin hazırlamaktan dolayı baskı ve kapatma reva görülürken, öldürmeye and içen ulusalcı derneklere ise itibar, koruma ve teşvik yapılıyor. İşte, kartel ve 28 Şubat zihniyeti budur.

Panel Açılışında Kur’an Okutulması nedeniyle AKP Vakfa Kapatma Davası açtı “ için “2 yorum var ”

  1. editor on Şubat 22nd, 2007 3:20 pm

    Halkın umut duyup iktidara getirmelerinin nedeni olan Adelet ve Özgürlük vaadini ilk günden unutup, kartel medyasını ile kol kola girib halkın kaynaklarını talan etme yarışına girenlerden, adaleti , ahlakı İslami değerleri kast ederek ederek utanmadan halkın gözünün içine bakarak biz o gömleği çıkardık diye övünenler, Katil siyositlerle kucaklaşanlar ancak Filistin Halkının Temsicileri ile görüşmekten kaçınanlar, gelişmeyi Sanatçı geçinen Fahişelerle Tenis maçı yapamak zannedenlerden Ancak bu beklenir. bu zihniyetten nefret ediyorum.

  2. i GÜL on Şubat 22nd, 2007 8:00 pm

    Faaliyete başladığı andan itibaren müslümanların gür Sesi olan Zalimin Karşısında Onurlu duruşunu hiçbir nedenle terketmeyen İLKAV a Selam olsun Hiçbir Baskı ve yıldırma Allah’tan başka herşeyden yüz çevirip yüzünü Doğruca Rabbine döndürenleri yollarından çeviremez tabii bunu Allah ı bırakıp Emir Kulluğu yapanlar Anlayamaz. Dualarımız ve yüreğimizle İLKAV ın ve Temsil ettiği değerlerin Yanındayız.

Bu konuda bir şey söylemek istermisiniz?