Hz. Muhammed’i Doğru Anlamak Kitabı Çıktı!

Şubat 13, 2007

Prof. Dr. İbrahim Sarmış’ın Hz. Muhammed’i Doğru Anlamak adlı kitabı Ekin Yayınları tarafından okuyuculara sunuldu. İslam’ın temel kaynağı olan Kur’an ve onun yaşamlaşmış örneği Hz. Peygamber’in sünnetine yaklaşım konusunda tarih boyunca ve günümüzde sorunlar hep varolagelmiştir. Dinin dosdoğru algılanması ve hayata geçirilmesi, bu iki kaynağın üzerini örten bid’at ve hurafelerin ortadan kaldırılması ve vahiy dışı,
akidevi anlamda bağlayıcı olmayan zanni unsurların hak ettiği zemine çekilip tanımlanmasıyla doğrudan ilgilidir. Bu ise, yanlış itikadlara malzeme olan tahrif unsurlarının tanınıp, bilinmesi, tespit edilip ıslah edilmesine yönelik emek ve çabaları gerekli kılar.

Elinizdeki bu eser, Prof. Dr. İbrahim Sarmış’ın “ALLAH’I DOĞRU ANLAMAK”, “KUR’AN’I DOĞRU ANLAMAK”, “MUHAMMED’İ DOĞRU ANLAMAK” olmak üzere üç aşamalı olarak planladığı çalışmaların ilkidir. Sarmış, iki ciltlik çalışmasının ilk cildinde; Hz. Peygamber’in nebevi misyonunu zedeleyen, Kur’an’ın konu etmediği ve tarih içerisinde kurgulanmış beşerüstü özelliklerinden, onun söz ve uygulamalarının dindeki yeri ve değerinin ne olduğuna değin pek çok konuya açıklık getiriyor. Gaybı bilip bilmediği gibi günümüzde de halen Müslüman çoğunlukların itikad mevzuu yaptıkları zanni konularla birlikte, hadis kitapları vb. kaynaklarda Hz. Peygamber’in yaşadığı/tecrübe ettiği ya da değindiği iddia edilen konularda da Kur’an’ın yaklaşımları ve rivayetlerin sağlıklılığına ilişkin tahlillerde bulunuyor.

Eser, vahyin korunmuşluğu meselesi ile de bağlantılı olarak Kur’an’ın toplanması, kitaplaştırılması ve çoğaltılmasına ilişkin Kur’an tarihi ile ilgili konularda da tarih içerisinde oluşturulan ve halen yerli yabancı şarkiyatçıların Kur’an hakkında şüpheler oluşturmak için sarılageldikleri zanni bilgilerin muhtevası ve kökenlerini de tartışarak, sağlam bir itikadın ancak sağlam temeller üzerinde yükselebileceği düsturunu pekiştirmeye çalışıyor.

Hz. Peygamber, ahlakını Kur’an’ın oluşturduğu, çarşılarda dolaşan, bizim gibi beşer olan ve örnek alınabilecek bir insandı. O, Allah tarafından seçilmiş ve en büyük ve biricik mucizesi Kur’an olan, sadece Araplara değil, bütün insanlara gönderilmiş; Kitap Ehli’nin de kendisine uymakla yükümlü olduğu son peygamberdi.

Bu saydığımız hususlar ve ek olarak bid’at, şefaat vb. pek çok konu II. cildin içeriğini oluşturan başlıklar. Kur’an’ın anlattığı, Kur’an’ın seslendiği ve Kur’an’ın tanıttığı bir peygamber anlayışına kavuşmak, itikadımızı sahihleştirecek ve amellerimizi dosdoğru kılacak ölçüyü elde etmenin mihenk taşıdır. Prof. Dr. İbrahim Sarmış, tüm kurgusal/tasavvur edilmiş algılara ve zanni-gaybi bilgilere karşılık, Kur’an merkezli bir peygamber anlayışını oluşturmaya, daha doğru bir ifadeyle vahyi olanın üzerindeki örtüleri kaldırmaya çalışıyor.

Tarih içerisinde oluşturulmuş/tahrif edilmiş anlayışlarla birlikte, “İman-Amel Bütünlüğü”, “Adalet”, “Yönetim”, “Şura”, “İçtihad” gibi konulara da değinen Sarmış, Hz. Peygamber’in doğru anlaşılmasına ilişkin tamamlayıcı pek çok hususa da kitapta yer veriyor.

Üzerinde yıllardır ilmi çalışmaların yapıldığı ve çeşitli kitap, dergi ve makalelere konu olmuş hususların tek bir kitapta toplanıp, tartışılması eminiz ki okuyucuya da büyük kolaylık sağlayacak, bu konularda çalışma yapacak araştırmacılara da perspektif ve kaynak/malzeme kazandıracaktır.

Ekin YayınlarıFevzipaşa Cad. No:115/2 Fatih İstanbulTel: 0 212 524 10 28haksozdergisi@yahoo.com

İbrahim Sarmış’la Kitabı Üzerine Sohbet

Ekin Yayınları’nın gözden geçirilmiş yeni baskısını yayınladığı “Hz. Muhammed’i Doğru Anlamak” kitabı Haksöz Dergisi’nde değerlendirildi.

“Hz. Peygamber (s)’in şahsiyeti siyer/hadis/tarih kitaplarının anlattığı gibi midir? Kur’an’ın Peygamber tasavvuru nasıldır?
Peygamberi yücelten rivayetler vahye ne derece uygundur? Peygamberle ilgili bilgiler vahiy/akıl/sünnetullah/tarihi gerçeklikle ne kadar bağdaşmaktadır?” gibi sorularla kitabı oluşturduğunu söyleyen İbrahim Sarmış, sohbet boyunca vahiy temelli Peygamber tasavvurunu örneklemeye çalıştı.

“Peygamberin Tek Mucizesi Kur’an’dı”

Hz. Peygamberin kalbinin yarılmasından, bulutların ona gölge yapması, ağaçların secde etmesi ve rahip Bahira olayına kadar siyer bilgilerinin sıhhatini sorgulayan Sarmış, Peygamberin ruhunun/nurunun çok önceden yaratıldığı gibi gerçek-dışı rivayetleri de eleştirdi. Peygamberleri yarıştırmacı bir tutumun Peygamberimiz hakkında çok sayıda mucize uydurulmasına yol açtığını söyleyen Sarmış, tek mucizenin Kur’an olduğunu söyledi ve “Peygamberin Mucizeleri” isimli kitapları eleştirdi.

Hadis kültürü ve siyer kültürüyle Kur’an’daki Peygamber tasavvurunun çeliştiğini örneklerle açıklayan Sarmış, Peygamberin vefatından sonra yaşanan sapmaları, siyasi, tasavvufi ve kelami olmak üzere üçe ayırdı. Birçok İslami kavramın bu süreçte içinin boşaltıldığını söyleyen Sarmış, dinin dinamizmini yitirmesinin ve örnek toplum idealinin yara almasının sebebini Kur’an ve Peygambere yaklaşımdaki zaaflara bağladı.

Sarmış’ın bu giriş konuşmasından sonra sohbet, katılımcıların kitap üzerine sorularıyla devam etti. İbn Hişam, İbn İshak, Taberi gibi siyer kaynaklarının Peygamberi doğru anlamaya yönelik katkılarıyla ilgili soruya Sarmış, genellemeci yaklaşımlardan kaçınmak gerektiğini söyleyerek cevaplandırdı ve şunları söyledi: “Bu kaynak kitapları nasıl ki Kur’an süzgecinden geçirmeden külliyen kabul etmek ifratsa; külliyen reddetmek ve istifade etmekten kaçınmak da tefrittir.”

“Hadis, Sünnet Demek Değildir”

Hadisin Kur’an’la eşdeğer olmadığını söyleyen Sarmış, “Din, Kur’an’dır. Hadisleri kendi kültürümüzü kavramamız ve Kur’an’ın ruhuna aykırı olmadıkça dinin açılımını ifade etmesi boyutuyla okumamız mümkündür. Hadisler, itikadi anlamda ise dinin kaynağı olamaz. Peygamberimiz, din vazedicisi değil tebliğcisi ve şahididir. Bu yönüyle hadislerin vahiy, akıl, sünnetullah ve tarihi gerçeklik kriterleriyle ölçülmesi gerekmektedir.” dedi. Sarmış, hadislerle sünneti ayırmak gerektiğini; dinin yorumuyla ya da dönemle ilgili Peygamberimize isnad edilen haber anlamına gelen “hadis”e karşılık; sünnetin, ümmet tarafından kuşaktan kuşağa uygulanarak mütevatiren bugüne gelen kaideler olduğunu söyledi.

“Kur’an’da Şefaat Var mıdır?”

Bir aile reisi, ordu komutanı, devlet başkanı, bir insan olarak Peygamberin kendiliğinden koyduğu inisiyatiflerin vahiyle belirlendiğini söylemenin onu robotlaştırmak anlamına geleceğini de vurgulayan Sarmış, şefaatle ilgili soruya da şöyle karşılık verdi:

“Kur’an’da Peygamberin şefaat edebileceğine dair bir veri yoktur. Bu anlamda ‘Şefaat Ya Resulallah!’ ifadesi doğru değildir. Kur’an’da hiçbir şefaate izin vermeyen ayetlerin haricinde ‘Allah’ın izni olmadıkça…’ şeklinde geçen izne tabi ifadeler ise müşriklerin iddialarıyla ilgilidir.”

“Kutlu Doğum Haftası Islah Edilmeli”

Kutlu Doğum Haftası ile ilgili anma programlarıyla ilgili soruya ise Sarmış, bu anmaların içeriğinin ıslah edilmesiyle böyle bir haftanın kutlanmasında bir sakınca olmayacağı şeklinde cevap verdi. Sarmış, bu programlarda dine aykırı hareket etmemek, doğru Peygamber tasavvurunu işlemek ve yüceltmelerden uzak durmak, Peygamberin bir yönünü değil bütün yönünü aktarmak gerektiğini söyledi. Aksi takdirde bir yönünü aktaran anma programlarının laikleşme/sekülerleşme tehlikesine dikkat çekti.

Sarmış, doğru bir Peygamber tasavvurunun en mümkün aracı olarak Kur’an’ı hıfzetmekten ya da lafızlarını okumaktan sevap umarak değil; hayatımızın bütününü ona göre tanzim ederek ve anlamını kavrayarak okumamız gerektiği vurgusuyla sözlerini bitirdi. Ve çocuklarımızın da anlamını öğrenerek/öğreterek okumalarını sağlamamız gerektiğini söyledi.

Hz. Muhammed’i Doğru Anlamak Kitabı Çıktı! “ için “ilk yorum ”

  1. cansu on Ekim 20th, 2007 8:17 am

    walla cok uzun bişi okuyamadım:) hem ödev için biraz fazla yazılmış bence;)

Bu konuda bir şey söylemek istermisiniz?