Devlet Değil Askeri Vesayet Korkusu Derin!
February 3, 2007

Sakarya Başörtüsü Platformu 73. basın açıklamasında askeri vesayet kalkmadan eğitim, hukuk ve siyasetin önünün açılamayacağını söyleyerek, herkesi sistemin gerçekleriyle yüzleşmeye çağırdı.
Sakarya Başörtüsü Platformu, 73. eyleminde sivil ve siyasi iradeyi derin devlet tartışmalarıyla ortaya çıkan tabloyla yüzleşmeye çağırdı.
Platform adına Özgür-Der Sakarya Şubesi üyesi Ömer Sevim tarafından okunan açıklamada ?Militarist zihniyetle ve resmi ideolojiyle hesaplaşmadan ne başörtüsü sorunu ne de diğer toplumsal sorunlara çözüm sunulabilir?, denilerek ?Askeri vesayete son? çağrısı yapıldı. Açıklamada, çetelerin arkasından çıkan zihniyet ile mücadele iradesi sergilemeyecekse derin devleti tartışmanın sadece gerçeklerin üzerini örtmeye yarayacağı belirtildi. Platform mensuplarının açıklama boyunca taşıdığı ?Hepimiz Başörtülüyüz!? dövizleri ise dikkat çekiciydi. Açıklama sonunda ayrıca başörtüsü eylemlerinde 1. yılı geride bırakan Ankara İnanç Özgürlüğü Platformu?na tebrik ve destek mesajı gönderildi.
Basın açıklamasında, ?Askeri vesayetten kurtulmadan, YÖK?ün yasakçı uygulamaları son bulamaz. Açık liselerde dahi başörtüsü yasağında ısrar eden Danıştay hukuksuzluğu engellenemez. TÜSİAD, başörtüsü yasağını ve İHL sorununu göremez. ADD yöneticilerinin hakaretleri engellenemez. Hürriyet?in başörtülü hanımlara attıkları iftiralar hesapsız kalır. Konya?da evlerinden alınan insanlar, haklarında suçlama olmadan ?terörist? yargısına mahkûm edilir. Suçlular ise asayiş sorumlularından ?kahraman? muamelesi görür. Okulların kışlaya dönüşmesi önlemez. Farklı kimlikler kabul görmez; muhalif görüşlere sokak ortasında kurşun sıkılır. 301. madde baskı aracına dönüşür. İnsanlar F tipi cezaevlerinde tecrit edilir.? ifadelerine yer verildi.
Platform adına Özgür-Der Sakarya Şubesi tarafından yapılan açıklama ?Türkiye halkı ?bir bebekten bir katil çıkaran karanlık? ile mücadele etmek zorundadır. Özgürlük ve adalet talep eden herkesi, askeri vesayet düzeniyle yüzleşmeye ve resmi ideolojinin baskıcı siyasetine karşı sivil bir muhalefet yürütmeye davet ediyoruz,? çağrısıyla son buldu. Eylem boyunca ?Zulme karşı direnceğiz? ve ?Tevhid-Adalet-Özgürlük? yazılı pankartlar taşıyan platform gönüllüleri ?Darbeciler halka hesap verecek,? ?Hukuksuz devlet, iktidarsız hükümet,? ?Uyan, diren, özgürleş? ve ?Ankara?ya selam, direnişe devam? sloganları attılar.
Açıklamanın Tam Metni:
Devlet değil askeri vesayet korkusu derin!
Türkiye?de ?derin devlet? tartışmalarında ortaya atılan fikirler gösteriyor ki, derin olan devlet değil, bu ülke insanlarının zihinlerine yerleştirilen korkulardır. Derinlik; darbelerle ve muhtıralarla, yoğun baskı altında tutulan halkın aldığı yara ve acılardadır. Sosyal ve siyasal alanı sürekli daraltan militarist zihniyet ise derinde değil, apaçık meydandadır.
Susurluk kazasındaki fotoğrafı hatırlayın. Şemdinli sürecinde iktidar odaklarına dokunduğu için hukuki linçe uğrayan savcının iddianamesini inceleyin. Küre operasyonunun, Ergenekon, Sauna ve Eryaman çetelerinin altından kimlerin çıktığına iyi bakın. Süleyman Demirel?in ?Derin devlet askerdir? ve Kenan Evren?in ?Devlet zaaf gösterirse derin devlet müdahale eder? açıklamalarını yeniden okuyun. Sonuç yeterince açık değil mi? Bu tabloda görünen devletin derinliği mi, kesintisiz darbe düzeni midir?
Durumun açıklığına rağmen, siyasi ve sivil irade; silahlı bürokrasinin egemenliğiyle yüzleşmekten kaçınmaktadır. Militarist zihniyetle ve resmi ideolojiyle hesaplaşmadan ne başörtüsü sorunu ne de diğer toplumsal sorunlara çözüm sunmak mümkün olabilir.
Şayet oligarşik yapının çeteci uzantıları her ortaya çıktığında geri adım atılacaksa; düzene hâkim olan militarist kuşatmayı kaldırmaya yönelik irade sergilenemeyecekse ve organize eylemler birkaç kişinin üstüne yıkılacaksa derin devleti tartışmak sadece görüntüyü bulandırır. Düzen ise muhtıralarla ve darbe süreçleriyle varlığını muhafaza eder.
Askeri vesayetten kurtulmadan, akademik alanda hiçbir varlık göstermeyen YÖK?ün yasakçı uygulamaları son bulamaz. Hortumcu holdingleri cezalarını hafifleterek halkın zarara uğramasına yol açan ama başörtüsü söz konusu olduğunda Açık liselerde dahi başörtüsü yasağında ısrar eden Danıştay hukuksuzluğu engellenemez. Eğitim-Sen ya da Eğitim-İş gibi sivil toplum kuruluşları yasakçılara taşeronluk yapmaktan vazgeçemez.
Militarizmden arınmadan TÜSİAD, başörtüsü yasağını göremez, din öğretimi ve İmam-Hatip sorununu anlayamaz. Totalitarizm çözülmeden, Atatürkçü Düşünce Derneği yöneticilerinin ?Allah başörtülüleri doğururken yanlarında yarım metre bez mi gönderdi? Bezi de Allah?ı da yaratan biziz. Başörtüsü de Allah da yoktur? şeklinde hakaretler savurmaları engellenemez.
Türkiye halkı ?bir bebekten bir katil çıkaran karanlık? ile mücadele etmek zorundadır. Puslu hava dağıtılmazsa, sistem adalet ile ıslah edilmezse; sorunlar ve yasaklar bitirilemez. Darbe şakşakçısı Hürriyet?in başörtülü hanımlara attıkları çirkin iftiralar hesapsız kalır. Konya?da evlerinden alınan insanlar, haklarında suçlama olmadan ?terörist? yargısına mahkûm edilir. Suçlular ise asayiş sorumlularından ?kahraman? muamelesi görür, fotoğrafları poster yapılır.
Darbe siyasetine son verilmeden eğitim, hukuk ve siyaset özgürlüğüne kavuşamaz. Okulların kışlaya dönüşmesi, hukukun yasakçılığı; siyasi önerilerin muhtıralarla bastırılması önlemez. Resmi ideolojinin tahakkümünden kurtulmadan, farklı kimlikler kabul göremez; muhalif görüşlere sokak ortasında kurşun sıkılır. 301. madde baskı aracına dönüşür. İnsanlar F tipi cezaevlerinde tecrit edilir. Halk; sürekli darbe havasında, korku psikolojisiyle yaşatılır. Bu durumdan çıkış, ancak derin korkulardan kurtulmakla mümkündür.
Sakarya Başörtüsü Platformu olarak özgürlük ve adalet talep eden herkesi, ?derin devlet? tartışmalarında su üstüne çıkan askeri vesayet düzeni ile yüzleşmeye ve resmi ideolojinin baskıcı siyasetine karşı sivil bir muhalefet yürütmeye davet ediyoruz.
Askeri vesayete son! Başörtüsüne özgürlük!
Sakarya Başörtüsü Platformu adına Özgür-Der Sakarya Şubesi






Bu konuda bir şey söylemek istermisiniz?


