Danıştay adaleti:Ruhsatlıya 500, kaçağa 50 milyar!

Ocak 30, 2007

Danıştay’ın 1.6 katrilyonluk cezayı kuşa çeviren kararı, basında hiç tartışılmadı bile..
Oysa Danıştay bu kararı ile, Hazine’ye girecek olan 1.6 katrilyon lira gibi büyük bir parayı, bir çırpıda holdinglerin kasasına aktarmış oldu!
“Hazinenin kasasında değildi ki, holdinglerin kasasına aktarılsın” diyecekler.
Ceza açık ise, cezanın verilmesindeki netlik ortada ise, bu cezanın ödenmeme ihtimali yok ise, para Hazine’nin kasasında nasıl sayılmasın?..
Ama onlar, bu ifadeye kızacaklarsa, haydi biraz yumuşatayım: “Danıştay verdiği bu kararla, 1.6 katrilyonu holdinglerin kasasında bıraktı..”!
Buna da itiraz etmezsiniz artık herhalde..
Bakın, ben sizin avukatlığınıza soyunup, itirazları kendiliğimden yapıp düzeltmeleri sağlıyorum.
Haydi siz de bana yardım edin; şu iptal kararının mantığı nedir, gerekçesi nedir, bir anlatın.. “Ceza 19. maddeden kesileceğine, 7. maddeden kesilmiş” cevabı ile kapanmaz bu konu.
7. madde neyi düzenliyor, 19. madde neyi düzenliyor, onu söylemeniz lazım.
Siz açıklamasanız da, biz kanunu açıp bakalım; 7. madde neyi düzenliyor, 19. madde neyi düzenliyor? Ve bakalım, Danıştay gerçekten haklı mı?
Petrol Piyasası Kanunu madde 7 şöyle: “Dağıtıcılar başka akaryakıt dağıtıcılarının bayilerine dağıtım yapamazlar.”
Peki, 19. madde ne? O da şöyle: “Yukarıda belirtilenlerin dışında kalan, ancak Kanunun getirdiği yükümlülüklere uymayanlara Kurumca elli milyar Türk Lirası’na kadar idarî para cezası verilir.”
Demek ki EPDK’nın uyguladığı madde, “Bayiden başkasına satış yapmak”tan kaynaklanıyor.
Danıştay ise; “İsnat edilen eylem, bayiden başkasına satış değil, hiç kimsenin bayisi olmayan, kaçak çalışan kişiye satıştır” diyor..
Hemen araya girip, niçin bunu tartışıyoruz onu hatırlatayım.
İki maddedeki cezaların miktarları farklı da onun için. EPDK’nın uyguladığı 7. maddede ceza 500 milyar.. Danıştay’ın uygulanması gerekir dediği maddede ceza en fazla 50 milyar.. (EPDK, 10-15 milyar olarak da kesebilir bu cezayı.)
Arada on misli fark var. Hatta üst sınırdan ceza kesilmezse, 50 misli fark var!
Bu hatırlatmadan sonra tekrar dönelim işin özüne..
Eylem acaba 7. maddeye mi girer, 19. maddeye mi?
Bugün olayları hep tersinden anlatıyoruz. En başta söylememiz gerekeni şimdi söyleyelim; eylemin tanımını yapalım..
Eylem ne idi? Petrol şirketlerine niçin 1.6 katrilyon ceza kesilmişti?
Çünkü bu şirketler, lisans almamış, kaçak çalışan istasyonlara petrol satmışlardı..
Şimdi sonuca gelelim; bütün bu bilgileri kullanıp, kararı verelim.
Kanun diyor ki; petrol işinde her şey kontrollü olmalı.. Dağıtıcının, petrolü kime dağıtacağı belli olmalı. Alanın, petrolü kimden aldığı belli olmalı. Hem satış yapanlar, hem alım yapanlar ruhsata tabi olmalı ve herkes kendi bayisine satış yapmalı.. Öyle istediğin komisyoncudan elma-armut alıp satar gibi petrol alınıp satılmamalı..
Bu sebeble 7. maddede diyor ki; “Dağıtıcılar, başka akaryakıt dağıtıcılarının bayilerine dağıtım yapamazlar.”
Daha açık yazalım: POAŞ, kalkıp da TOTAL’in bayisine petrol satamaz.
Satarsa ne olur? 500 milyar ceza öder. Buraya kadar kimsenin itirazı yok.
Peki, itiraz neye?
POAŞ, hiç ruhsatı olmayan, kendisine hiç kimsenin petrol satmaması gereken, kaçak çalışan birisine petrol satarsa ne olur? Yani, POAŞ’ın da, TOATAL’in de, Shell’in de bayisi olmayan sarı çizmeli MehmetAğa’ya satış yapılırsa ne olacak?
Diyeceksiniz ki; satış ruhsatı olan, bir dağıtım şirketinin de bayisi olan istasyonun, kendi dağıtım şirketi dışındaki bir şirketten petrol almasına bile 500 milyar ceza kesildiğine göre, hiç ruhsat almadan, kimse ile bayilik anlaşması yapmayan istasyonun petrol alımına daha fazla ceza kesilmesi gerekir..
Mantık bunu gerektirir..
Ama sizin hukukçu olmasanız da bulduğunuz bu zorunlu sonucu, Danıştay bulamamış!
Diyor ki; “POAŞ, ruhsatı olan TOTALbayisine satış yaparsa 500 milyar ceza alır.
Ama aynı POAŞ, kaçak çalışan sarı çizmeli Mehmet Ağa’ya satış yaparsa en fazla 50 milyar ceza alır..”
Buyrun söyleyin, bunun neresinde adalet? Bunun neresinde hakkaniyet?..
“İşte şurasında” diyen varsa, buyursun açıklasın da, biz de bilelim..
ALİ İHSAN KARAHASANOĞLU - Vakit Gazetesi

Bu konuda bir şey söylemek istermisiniz?