İHH Düşünce Gündem 26. sayısı çıktı

Ocak 15, 2007

Değerli okuyucularımız, yeniden sizlerle beraberiz.

Her gün onlarca insanın hayatını kaybettiği Irak’ta yaşananlar mezhep çatışması/iç savaş gibi yansıtılmaya çalışılırken bu çatışmaların faillerinin Irak dışından gelen unsurlar olduğu ve Irak’ta yaşanan kaosun bölge politikalarına yön vermek isteyen dış güçler tarafından yönlendirildiği görülüyor.

Dayton Antlaşması’ndan sonra bölgedeki yayılması hız kazanmış olan ABD, Balkanlar’daki üstlerini her geçen gün artırıyor. ABD’nin Balkanlar’daki yayılması, Balkanlar, Kafkasya ve Ortadoğu gibi geniş bir coğrafyaya daha hızlı müdahil olabileceği anlamına geliyor.
1991 yılından beri merkezi hükümetin olmadığı Somali’de İslam Mahkemeleri Birliği (İMB), geçici hükümete karşı güç kazanmış ve 2006 yılında Somali’nin önemli bir kesimini kontrolü altına almıştı. İMB’nin güç kazanmasının ardından istikrarın yeni yeni sağlanmaya başladığı ve hayatın normale döndüğü Somali tekrar kaosa sürükleniyor. Etiyopya resmi olarak Somali’ye savaş ilan etti ve saldırılara başladı. Somalililer Etiyopya’nın bombaladığı şehirleri boşaltıyor, Somali’de yaşanan çatışmanın bölgedeki ülkelere sıçramasından endişe ediliyor.
1999 yılından bu yana Çeçenistan’da 3000-5000 arasında sivilin kaçırıldığının rapor edildiği şu günlerde, halen Çeçenistan’da yaşayan kişiler sebep gösterilmeksizin kimliği belirsiz kişilerce kaçırılıyor. Çeçenistan’da yaşanan insan hakları ihlallerinin önemli bir kısmından sorumlu tutulan ve bu konu ile ilgili olarak hakkında açılmış yüzlerce dava bulunan Rusya ise Çeçenistan’da yaşanan ihlalleri deşifre eden STK’ların faaliyetlerini kısıtlıyor.
Dünyada yaşanan insan hakları ihlalleri ile ilgili çarpıcı bir rapor da Hindistan’da yaşanan bir gerçeği gözler önüne sermekte. Hindistan’da hakim gelenek ve anlayışın ürünü olarak kız çocukların anne karnındayken ya da doğduktan hemen sonra hayatlarına son verildiği, son 20 yılda 10 milyon bebeğin bu yüzden öldürüldüğü açıklandı.
Bu ayki dosyamızda mevcut uluslararası düzende görülen insani krizlerin zararlarının giderilmesinde ve olası krizlerin önlenmesinde öne çıkan „insani yardım“ kavramı ele alınıyor. İnsani yardım kuruluşlarının oluşum süreçlerine dair bir kapı aralanırken, alanın istismara açık yönleri de vurgulanıyor, insani yardım kuruluşlarının yardımın ötesinde gerçekleşen mağduriyetleri ve ihlalleri gidermedeki rolüne değiniliyor.
İslam Coğrafyası bölümümüzde, uzun yıllar süren Sovyet egemenliğinin ardından 90’lı yıllarda bağımsızlığını ilan eden Türkmenistan’ı tanımaya çalışıyoruz. Geçtiğimiz ay vefat eden Niyazov’un baskıcı iktidarının tartışıla geldiği Türkmenistan, sahip olduğu petrol ve doğalgaz rezervleri ile uluslararası aktörlerin dikkatini çekiyor.
Sizleri yazılarımızla baş başa bırakırken iyi okumalar diliyoruz.

Bu konuda bir şey söylemek istermisiniz?