“KUR’AN VE ARKEOLOJİ”

Aralık 30, 2006

Murat Kirişci
Kur’an ve Arkeoloji adlı kitap Pınar Yayınları arasından çıktı. Yazarı Bahattin Dartman.
“Kur’an, tüm insanlığın hidayeti için gönderilmiş en son ilahi mesajdır. Bütünüyle beşeriyeti, dünyevi ve uhrevi saadet ve mutluluğa eriştirecek esasları içermektedir. İnsanoğluna, yararına olacak ölümsüz değerler sunarken, hemen her türlü problemine de en makul ve gerçekçi çözümleri önermektedir. Durum böyle olunca Kur’an’ın, hidayete vesile olabilecek yönlerinin araştırılıp incelenerek ortaya çıkarılmasının gereği kendiliğinden anlaşılmaktadır.”
Bu şekilde bir girişle başlayan Dr. Bahattin Dartma, Kur’an ve Arkeoloji adlı bir çalışmaya imza atmıştır. Kitabı üç bölüme ayıran Dartma, giriş bölümünde arkeolojinin tanımını, tarihçesini, amacını, konusunu, diğer ilimlerle ilişkisini ve Kur’an’daki yerini incelemiştir. Yazar çalışmasında arkeolojinin amacını “geçmiş uygarlıkların sorunları üzerine eğilerek insanoğlunun karanlık geçmişini öğrenmeye çalışmak” veya “en eski dönemlerden günümüze kadar nasıl gelindiğini araştırıp ortaya koymak, geçmişimiz ile ilgili her türlü sorunun yanıtlarını aramaktır” şeklinde tanımlamıştır. Dr. Dartma, arkeolojinin bu amaçları dahilinde insan ve toplum hayatının sağlıklı bir şekilde işleyişini temin etmek için, arkeolojik eserlerin “hidayet mesajı verme” yönünü içermediğini ve dolayısıyla eksik kaldığını ifade etmektedir. Bu düşünceden yola çıkarak eserini hazırlayan Dartma, arkeolojinin amacına yeni bir ekleme yapmış ve arkeolojinin vardığı sonuçların günümüz insanına vermesi gereken hidayet merkezli açıklamaların yapılmasının gerekliliğinden bahsetmiştir.
Kur’an çeşitli kavimler hakkında helakleri konusunda bilgi verirken bu helaklerin insanoğluna bir öğüt olması gerektiğini söylemektedir. Ayetler (A-li İmran 137; İbrahim 45; Secde 26, vb.) çeşitli sebeplerle yok edilen/yok olan toplumların yaşadıkları yerleri gezilip görülüp bıraktıkları eserlerin, özellikle ders ve ibret almak amacıyla tetkik edilerek hidayet mesajı vermeleri gerektiği üzerinde vurgulu bir şekilde durmaktadır. İşte bugün arkeolojik bilgi ve belge bulunan önceki kavimlerin kalıntıları ve bu kavimlerin Kur’an’da ifadesini bulan ilahi mesaja karşı verdikleri mücadelenin kendilerine kazandırdığının sadece acı bir son olduğunu görmek anlamında kitap ilginç bir yön taşımaktadır.
Giriş bölümünden sonra; Nuh(a.s), Hud(a.s), Salih(a.s), İbrahim(a.s), Lut(a.s), Şu’ayb(a.s), Musa(a.s), Süleyman(a.s) incelenmiştir. Dr. Dartma her peygamberi incelerken sistematik olarak her birisinde;
A) Peygamberin ilahi mesajı tebliğ seyri
B) Peygamberin kavminin olumsuz düşünce ve davranışları
C)Peygamberin kavminden alınması gereken ibretler
şeklinde incelemelerde bulunmuştur. Her bölümün sonuna günümüze kadar ulaşan arkeolojik bulgular verilmiş ve eldeki kaynaklarda kullanılarak bazı harita ve şekiller hazırlanmıştır.
Müslümanlar iyi bilmektedir ki hiçbir insan ve toplum sürekli değildir. İnsanın olduğu gibi toplumlarında bir süresi vardır. Burada önemli olan bu sona gelirken gerekli tedbirlerin alınmasıdır. Kur’an’da helakleri açıkça anlatılan kavimler, bizlere ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar onlarında bir sonu olduğunu gösterme konusunda -arkeolojik kalıntılarıyla da- örnek olmaktadır. O günlerden bugünlere bu kalıntıların kalmasında amaç, ibret aldırarak hidayet üzere olmayanların hidayete gelmelerine, hidayette olanların ise hidayet üzere devam etmelerine ve imanlarının artmasına vesile olmaktır. “Benzerlerinizi yok ettik. Düşünüp ibret alan yok mu?”(Kamer, 51).
Konusu ve peygamberlerin Tevhid mücadelesi açısından gerçekten iyi hazırlanmış olan kitap sistematik düzeni ve anlaşılabilir bir dil kullanılarak yapılan açıklamalarıyla, ayrıca Kur’an’ın ve hayatın anlaşılmasına katkısı dolayısıyla literatürde ciddi bir yeri doldurmaktadır. Hidayet kavramına yapılan yoğun vurgu, peygamberlerin mücadeleleri, çekilen çilelerin anlatımı, inananlara bir teselli olmayı ve hem de tarih boyunca insanlığın yaşadığı ortak kadere ve bu kaderi oluşturan ve şekillendiren sebeplere dikkat çekmeyi amaçlamaktadır. “Peygamberlerin haberlerinden, senin kalbini sağlamlaştıracak her şeyi sana anlatıyoruz; bunda da sana hak ve inananlar için bir öğüt ve ibret gelmiştir.”(Hud, 120).
Dr. Dartma’nın iddiası, günümüzde bulunan arkeolojik kalıntıların verdiği bilgilerle Kur’an’da verilen bilgilerin benzerlikler ve paralellikler sunmasıdır. Dartma, bir ilim adamına yakışan edayla; her ne kadar bu bilgileri gerçeğe yakın bir şekilde ifade ettiyse de ileri sürdüğü görüşlerin ve yaptığı yorumların kendi bilgi birikimi ve bakış açısı olduğunu; fikir ve değerlendirmelerinin Kur’an’ın bu meselelere dair kesin ve nihai görüşü olmadığını da eklemiştir.
“Öncekilerin başına gelenlerden ders almaları gerekirken onlar hala bu Kur’an’a inanmıyorlar” (Hicr 13).

Bu konuda bir şey söylemek istermisiniz?