Sansürcü Aydın Doğan’a Tepki…

Aralık 4, 2006

Medya patronu Aydın Doğan’ın sahibi olduğu POAŞ’a kesilen yarım katrilyonluk ceza ile ilgili Vakit’in haberlerini engellemek üzere mahkemeden sansür talebinde bulunmasına sert tepki gösteren Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Ercan İpekçi, Aydın Doğan’ın kendi gazetelerinde uygulamakta olduğu sansürü mahkeme kanalı ile diğer medya kuruluşlarına da uygulamak istediğine dikkat çekti.
İpekçi, “Mahkemeden lâyık olduğu cevabı almıştır” diye konuştu. Ercan İpekçi, şöyle konuştu:

„İlke olarak, medya patronlarının medyaya yatırım yapmaları gerektiğini düşünüyorum. Bu yapılmadığı sürece basın özgürlüğü darbe yemeye devam edecektir. Patronun ticari çıkarları, o grupta çalışan gazetecilere otosansür uygulamasına yol açmaktadır. 1980’den sonra gelişen bu tip yatırımlar gazetecilik mesleğine çok ağır darbe vurdu. Meslek, bu tip ilişkiler yüzünden itibar kaybetti. Aydın Bey’in de gazetelere sansür girişimlerinde bulunmak yerine medya dışındaki ticari faaliyetlerini durdurması daha akıllıca olacaktır. Kendisi durdurmuyorsa yasal düzenleme ile bunun önü alınmalıdır.“

„Aydın Doğan’ın kendi gazetelerinde varolan sansür uygulamasını tüm medyaya teşmil etmeye kalkışmasının kabul edilebilir bir şey olmadığını“ belirten İpekçi, „Kendi ticari ilişkilerinden dolayı zaten kendi gazetesinde birtakım haberlerin yayınlanmasını engelliyor. Diğer basın kuruluşlarının da bu gibi mahkeme kanalı ile susturmaya çalışması hiç demokratik değil. Orada sağladığı sansür mekanizmasını tüm medyaya yaymak istiyor. Mahkeme ‘senin istediğin sansür, o da basın özgürlüğüne aykırı’ diyerek layık olduğu cevabı vermiştir“ dedi.

„ELİNDEN GELSE TÜRKİYE’Yİ YÖNETECEK“

Öte yandan; Aydın Doğan’ın bir medya patronu olarak mahkemeye başvurarak, Vakit’e sansür talebinde bulunması sivil toplum kuruluşları tarafından “özgür basını susturmaya çalışıyor” şeklinde değerlendirildi. Hukukçular da, Doğan’ın bu tavrının basın özgürlüğü ihlali olduğuna dikkat çektiler. Türk Haber Sen Genel Başkanı İsmail Karadavut, Aydın Doğan’ın basında büyük bir tekel oluşturduğunu ve çıkarlarına ters düşen dürüst yayınları susturmak istediğini belirterek, “Doğan elindeki güç ile elinden gelse Türkiye’yi yönetecek. Doğan’ın Vakit’e sansür uygulatmaya çalışması basın özgürlüğüne karşı ihanettir. Hukuk yerinde bir karar almış ve Doğan’a gereken cevabı vermiştir. Kartel basını temsilcisi olmak, gücü kendi tarafında kullanmasına yetmemiştir” dedi.

Haber Sen Genel Başkanı Baki Çınar da, bir basın patronunun kendi eliyle mahkemeye giderek bir gazeteyi susturmaya çalışmasının antidemokratik bir tutum olduğunu söyledi. Çınar “Doğan, kendi tekeli dışındaki tüm özgür basını susturmaya çalışmaktadır” ifadelerini kullandı. Mazlumder Genel Başkan Yardımcısı Avukat Emrullah Beytar ise, “Doğan önce kendisine ben hangi meslek mensubuyum diye sorması gerekir. Basın susturulamaz. Basını susturmak, milleti susturmak anlamına gelir. Bu istek insan hak ve hürriyetlerinden ödün istemek anlamına gelmektedir” diye konuştu.

“GÜCÜNÜ KULLANMAK İSTİYOR”

Türkiye’de gücü kullanmak istemenin alışkanlık haline geldiğini vurgulayan Avukat İsmail Aydos da, “Doğan kendi gücünü kullanarak medya patronu olmasına rağmen basını susturmaya çalışmıştır. Bu güç ile hukuku yönlendirmeye çalışmak çelişkidir. Medya patronu olacaksınız kendiniz aleyhine haberler yapılınca sansür isteyeceksiniz. Bu tutum sadece geri kalmış ülkeler için geçerlidir. Basının haber yapma özgürlüğüne kimse müdahale edemez. Mahkemenin Doğan’ın talebini red etmesi en doğal sonuçtur. Demokrasinin gereği budur” diye konuştu. (Vakit)

Bu konuda bir şey söylemek istermisiniz?