‘Kime suikast yapılacak’ diye sordum, işte cevabı!

Kasım 23, 2006

İbrahim Karagül
   14 Şubat 2005’de öldürülen Lübnan eski Başbakanı Refik Hariri’den sonra kaç cinayet işlendi? Hristiyan bölgelerinde Suriye karşıtı bombalamaları bir tarafa koyarsak, önceki gün öldürülen Hristiyan Sanayi Bakanı Pierre Cemayel’e yönelik saldırı beşinci infaz oldu
Samir Kasır, George Hawi ve Cibran Tueyni’den sonra siyasi suikastler zincirine bir isim daha eklendi. Hariri suikastiiyle ilgili resmi palavraları bir kenara atın. Daha sonraki cinayetlerle ilgili olanları da. Lübnan’ın içine sürüklendiği iç savaşı, ABD ve müttefiklerinin bölgeye yönelik planları çerçevesinde suikastleri bir kez daha düşünün. Kim ne Read more

YÖK Duyuyormusun? Columbia Üniversitesi Rektörü: Özgürlük yoksa bilim de olmaz

Kasım 23, 2006

Bu yazı, Columbia Üniversitesi Öğrenci Konseyi’nin, Profesör Edward Said hakkında bir süredir kampüs içinde yürütülen tartışma hakkında yönetimin tavrını ifade etmesi isteğine Rektör Rupp ve kendi adıma vereceğim yanıttır.
Bugüne kadar böyle bir yanıt vermek konusunda pek gönüllü değildim. Çünkü bu tartışmanın başından bu yana, Columbia’nın sahip çıktığı değerlerin iyi bilindiğine, sarih olduğuna ve yeniden teyidinin de gereksizliğine inanıyordum. Read more

Guantanamo’da sorgulamaya Türk görevliler katıldı

Kasım 23, 2006

Amerika’nın Afganistan’daki operasyonu sırasında terör zanlıları oldukları gerekçesiyle esir aldığı kişileri tuttuğu Küba’daki Guantanamo üssünde Türk görevlilerin de sorgulamalara katıldığı belirtildi. Read more

Putlara dokunursan çarpılırsın…

Kasım 23, 2006

Türkiye’de düşünce ve ifade özgürlüğünün ne durumda olduğunu anlamak için yakın geçmişe bakmak gereksiz. Sadece 48 ve 24 saat öncesine bakmak yeterli.Prof. Atilla Yayla’nın başına gelenler durumu yeterince anlatıyor.Atilla Yayla, „Liberal Düşünce Topluluğu“ adlı liberal düşünceyisavunmak ve geliştirmek için bir araya gelmiş insanların yer aldığı bir kuruluşun başı ve Gazi Üniversitesi öğretim üyesi. İkinci sıfatı şimdilik askıda. Dünden itibaren Gazi Üniversitesi’nde ders vermesi
iptal edildi. Read more

Soruşturma : 301. Maddenin anlamı ( V )

Kasım 23, 2006

YASİN ŞAMLI
Soru: TCK 301. madde gibi düşünce ve ifade özgürlüğünün önünde engel olarak duran maddelerle ilgili genel düşünceleriniz nelerdir? Sizce bu tür maddeler bazı kesimlerin dillendirdikleri şekilde batı hukuk normlarına uygun bir tarzda reforme mi edilmeli yoksa kaldırılmalı mıdır? Read more

Soruşturma : 301. Maddenin anlamı ( IV )

Kasım 23, 2006

KAZIM GÜLEÇYÜZ
Soru: TCK 301. madde gibi düşünce ve ifade özgürlüğünün önünde engel olarak duran maddelerle ilgili genel düşünceleriniz nelerdir? Sizce bu tür maddeler bazı kesimlerin dillendirdikleri şekilde batı hukuk normlarına uygun bir tarzda reforme mi edilmeli yoksa kaldırılmalı mıdır?
Read more

Soruşturma : 301. Maddenin anlamı ( III )

Kasım 23, 2006

HÜLYA ŞEKERCİ
Eski TCK’nın değişimi ile ilgili çalışmalar özgürlüklerin önündeki engellerin kaldırılması umudunu doğurmuşken çok geçmeden ciddi bir değişikliğin gerçekleştirilemeyeceği gerçeğiyle yüz yüze kalmıştı kamuoyu. Böylelikle hükümet yıllardır dile getirilen eleştirilerin daha özgürlükçü şekliyle değiştirme fırsatını değerlendirememişti.
İşkence suçuna verilen cezaların ağırlaştırılması gibi bazı olumlu değişimler elbette görmezden gelinemeyeceği gibi değiştirilmesi teklif bile edilemeyen maddelerin söz konusu bile edilmeyişi göz ardı edilemez. Ayrıca muhalif düşünceyi cezalandırmaya yönelik suç ihdası çeşitli maddelerce korunmuştur.

Eski Ceza Yasası’nın 159.maddesi bu kez karşımıza 301.madde olarak çıkarak şimdiye kadar yüzü aşkın davanın açıldığı bir madde olarak sistemin baskıcı geleneğini sürdürmektedir.

301.madde genel olarak devletin kurum ve kuruluşlarını aşağılamanın cezalandırılmasıyla ilgili. Devletin kurum ve kuruluşlarına toz kondurmama gayreti had safhaya ulaşmışken güya halkın huzuru için yapılan yasalar bizatihi halkın değerlerini bırakın aşağılamayı saldıran devletin kurum ve kuruluşları için bir yaptırım öngörmekte midir? Elbette ki hayır!

Dışarıda başörtülü olduğu gerekçesiyle öğrencilerine kötü örnek olduğunu ima ederek idareci olamaz kararını alan Danıştay’ın halkın değerlerini aşağılaması olağan karşılanırken bu kararı eleştirenler 301.maddeden yargılanacak.

Halkın oylarıyla Meclis’e taşının Merve Kavakçı’nın başına gelenler aslında halkın tercihine ve değerlerine karşı yapılan bir haddini bildirmeyken, başörtülü kadınlar iftar sofralarından kovulmaları yetmezmiş gibi üniversitelerde peruk avına çıkılıyorken bunca aşağılanmamıza karşı devlete karşı koruyan herhangi bir madde yürürlüğe girmeyecek aksine söz konusu yasakçı kurumlar eleştirildiğinde 301.madde tepemizde bitecek! İşte TCK mantığı.Bu mantık değişmediği müddetçe madde numaraları gelip gidecek ancak uygulamalar asla değişmeyecektir.

Üstelik devletin kurum ve kuruluşlarından kasdın da daha çok asker ve askerin sağ kolu olarak çalışan diğerleri olduğu göz ardı edilmemelidir. Örneğin Şemdinli hadisesinde askerler açık açık polis teşkilatını suçlarken işletilmeyen yasa Genelkurmay Başkanı’nı eleştiren arkadaşımız Bahadır Kurbanoğlu hakkında işleme konmaktadır.Ve tüm bu davaların açılması Adalet Bakanlığı’nın onayıyla gerçekleşmektedir.Dolayısıyla hem bu yasakçı maddenin çıkarılması hem de uygulanması konusunda olağanüstü gayret gösteren Cemil Çiçek’in şahsında hükümet sorumludur.

Gerçi son AB ilerleme raporundaki eleştirilerle birlikte 301.maddede bazı değişikliklere gidileceği ifade edilmektedir ama söz konusu tadilatların maalesef öze yönelik olmadığı görülmektedir. Bu madde değiştirilmesi değil tamamen kaldırılması gereken bir maddedir.

Soruşturma : 301. Maddenin anlamı ( II )

Kasım 23, 2006

FİKRET BAŞKAYA

Devletin kutsandığı, devlet-toplum ilişkisinin yönü ‘toplumdan devlete doğru’ değil de, ‘devletten topluma doğru’ olduğu rejimlerde, özgürlükler alanının güdük kalması kaçınılmazdır. İddia edildiğinin aksine Türkiye’nin tarihinde bir ‘modernite devrimi’ ve ‘aydınlanma’ hiçbir zaman gerçekleşmedi. Komprador “iktidarı” takviye amacıyla yapılan “yenilikler”, “reformlar”, “inkılaplar” aydınlanma, modernleşme sayıldı. Read more

Soruşturma : 301. Maddenin anlamı ( I )

Kasım 23, 2006

ABDURRAHMAN DİLİPAK

Soru: TCK 301. madde gibi düşünce ve ifade özgürlüğünün önünde engel olarak duran maddelerle ilgili genel düşünceleriniz nelerdir? Sizce bu tür maddeler bazı kesimlerin dillendirdikleri şekilde batı hukuk normlarına uygun bir tarzda reforme mi edilmeli yoksa kaldırılmalı mıdır? Read more

ATİLLA YAYLA ALEYHİNDE YÜRÜTÜLEN KAMPANYA

Kasım 23, 2006

RESMİ İDEOLOJİNİN BASKICI KARAKTERİNİ AÇIĞA ÇIKARMIŞTIR!

Gazi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Atilla Yayla’ya karşı adeta bir linç kampanyasına dönüştürülen saldırıları ibretle izliyoruz. İzmir’de AK Parti Gençlik Kollarınca düzenlenen bir toplantıda yaptığı konuşmada sarfettiği sözlerinden dolayı Atilla Yayla aleyhine yürütülen karalama ve saldırı furyası Türkiye’de düşüncenin nasıl bir resmi ideoloji kıskacında olduğunun somut bir göstergesi olmuştur.
Read more

ÇEÇENİSTEN YASAK ÜLKE KAYIP VİCDAN

Kasım 23, 2006

MÜCADELE VE DİRENİŞ TARİHİ

KİTABIN TAMAMI
1556: Rusya Astrahan’ı işgal etti. Bu işgal, Ruslar ve Çeçenleri karşı karşıya getirdi.

1590: Ruslar Sunja nehri üzerinde ilk Rus kalesini kurdular.

1595: Rus ordusu Dağıstan, Çeçen ve Adige kuvvetleri tarafından bozguna uğratıldı.

1783: Rusya bugünkü Çeçenistan topraklarına ulaştı ve savaş tüm Kuzey Kafkasya’ya yayıldı. Kuzey Kafkasyalıların İmam Mansur etrafında savaşmaya başlamalarıyla müridizm hareketi ortaya çıktı.
Read more

Hangi cumhuriyet elden gidiyor?

Kasım 22, 2006

Mehmet Bekaroğlu
“Atatürk’e göre, laiklik ‘adam olmak’ demektir.“ Bu cümle Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’e ait. Sezer’in „laiklik“ anlayışını bilenler için bu cümlenin anlamı açık. Sezer, Atatürk referansı ile toplumun hatırı sayılır bir kesimini en azından „henüz adam olamamışlar“ kategorisine koyuyor. Herhalde dünyada cumhurbaşkanının cumhuru bu kadar aşağıladığı bir başka cumhuriyet yoktur. Read more

Her iki seçimde de belirleyici etken, yine ‘inanç’ olacak; amma..

Kasım 22, 2006

Selahaddin Eş Çakırgil
Genel seçimlere 11 ay; C. Başkanlığı seçimine ise, 5 ay kaldı.. Bu yüzden de ‘irtica’ gulyabanîsi devreye yeniden ve daha güçlü şekilde sürülüyor..

Ancak, ‘irtica’ suçlamasına en çok sarılan cebheden de ‘din-iman’ lafları daha bir yükseliyor.. Hatırlanacaktır; 3 Kasım 2002 seçimlerinde de, ‘ilâhiyat prof.u’ olan bir ‘siyaset gülü’, meydanlarda, -şimdi kıyasıya eleştirdiği- CHP lideri Baykal’ı ‘Boğazından haram lokma girmemiş, Alperen neslinin yiğit delikanlısı’ gibi laflarla yaldızlıyordu. Read more

Bir hatırlatma, bir yakıcı soru!

Kasım 22, 2006

İbrahim Karagül
Seymour Hersh, PKK’nın İran’daki koluna ABD ve İsrail’in yoğun destek verdiğini yazınca, Türk medyası sanki yeni bir bilgiymiş gibi haberin üzerine gitti.
Hersh doğru söylüyordu. ABD ve İsrail, PKK’nın İran’daki kolu “Kürdistan’da Özgür Yaşam Partisi”ne (PJAK) yoğun destek veriyor, İran’daki örtülü operasyonlar sadece Kürtler üzerinden değil diğer etnik gruplar üzerinden de yürütüyor, PJAK’a teçhizat ve eğitim sağlıyor hatta İran içinde hedefler listesi hazırlıyordu. Read more

İmam el-Benna yüz yaşında

Kasım 22, 2006

9-10 Eylül tarihlerinde İstanbul’da Medeniyet Derneği’nin öncülüğünde Seyyid Kutub Sempozyumu düzenlenmişti.
Bu program Seyyid Kutub’un şehadetinin 40. doğumunun da 100. yıldönümü münasebetiyle düzenlendi. Böyle bir program tertip edilmesi güzel bir şerefti ve bu Medeniyet Derneği’ne nasip oldu. Bu yıl Şehit Seyyid Kutub’un mensup olduğu ve çatısı altında mücadele ettiği hareketin ve cemaatin kurucusu ve ilk lideri İmam Hasan el-Benna’nın da doğumunun 100. yıldönümü. Bu münasebetle program düzenleme şerefi de Ürdün Müslüman Kardeşler cemaatine nasip oldu. Muhtelif etkinliklerden oluşan program üç gün sürdü. Biz de Türkiye’den, Medeniyet Derneği’nin yöneticilerinden Prof. Ahmet Ağırakça ve SP GİK üyesi Abdülvehhab Ekinci ile birlikte söz konusu etkinliklere katıldık. Prof. Ağırakça’nın Seyyid Kutub Sempozyumu’na da büyük katkısı olduğunu hatırlatalım. Read more

Şeyh Ahmed Yasin

Kasım 21, 2006

Kutsal Direnişin Manevi Lideri: Şeyh Ahmed Yasin
Filistin’de işgale karşı iki ayrı intifadanın öncülüğünü yapan, vücudunun felçli olmasına rağmen Allah yolunda mücadeleden, direnişten geri kalmayan büyük insan, büyük lider, HAMAS’ın manevi lideri Şeyh Ahmed Yasin siyonistlerin düzenledikleri bir suikast neticesi 22 Mart 2004 tarihinde hayatını kaybetti. Şeyh Yasin, evinin yakınındaki camide sabah namazını kılmasının ardından işgalci Siyonistlerin helikopterleri tarafından fırlatılan füzelere hedef olarak şehit oldui. Saldırıda ikisi Ahmed Yasin’in yardımcısı olmak üzere dört kişi daha hayatını kaybetti.
Şeyh Yasin’in Hayatının Özü: İbadet, Hicret, Cihad ve Şehadet Read more

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »