Soruşturma : 301. Maddenin anlamı ( II )
Kasım 23, 2006
FİKRET BAŞKAYA
Devletin kutsandığı, devlet-toplum ilişkisinin yönü ‘toplumdan devlete doğru’ değil de, ‘devletten topluma doğru’ olduğu rejimlerde, özgürlükler alanının güdük kalması kaçınılmazdır. İddia edildiğinin aksine Türkiye’nin tarihinde bir ‘modernite devrimi’ ve ‘aydınlanma’ hiçbir zaman gerçekleşmedi. Komprador “iktidarı” takviye amacıyla yapılan “yenilikler”, “reformlar”, “inkılaplar” aydınlanma, modernleşme sayıldı.
Komprador “iktidarı” takviye amacıyla yapılan “yenilikler”, “reformlar”, “inkılaplar” aydınlanma, modernleşme sayıldı. Asılda yapılan reformlar veya yenilikler emperyalizme ‘uyumu’ gerçekleştirmeyi amaçlıyordu. Elbette bal tutan parmağını yalardı… Eğer bir topluma onu yönetenlerin gözüyle bakma aymazlığından kurtulamaz iseniz, resmi tarihin ve resmi ideolojinin tutsağı olmaya devam ederseniz, daha baştan olup-bitenleri kavrama yeteneğini kaybedersiniz. Onun için yaşadığımız sorunların gerçekten bilincine varmak isteyenlerin rejimin niteliğini tartışma cesaretini ve basiretini ortaya koymaları gerekiyor. Aksi halde aldatılmaktan kurtulmak mumkün olmaz. Türkiye’de son onyıldır ‘uyum paketleri’ çıkarılıyor, kanun maddeleri değiştiriliyor. Bu değişikliklerin anlamı, arkasında kimin olduğuna göre değişir. Bir yasal düzenlemenin arkasında kim var? sorusu önemlidir. Bu değişiklikleri AB istiyor . Asıl soru bu değişiklikleri isteyenlerin ve yapanların gerçekten ‘özgürlük’, ‘demokrasi’ diye bir kaygıları olup-olmadığıdır! Aslında yapılan değişikler sorunun özünü angaje etmiyor, seyirciyi oyalama işlevi görüyor. O halde iki şey: Birincisi, özgürlük ve demokrasi verilebilen, hediye edilebilen şeyler değildir; ikincisi, Rosa Luxemburg’un veciz bir şekilde ifade ettiği gibi:” özgürlük başkasının özgürlüğüdür”. Ben özgür değilsem hiçbiriniz özgür olamazsınız.
Türkiye’de bağnaz resmi ideoloji, MGK gibi bir kurum varken, cunta anayasası ve ‘yönetim zihniyeti’ yerli yerinde dururken, kanun değişiklikleri kanunların numarasını değiştirmekten öte pek bir anlam taşımıyor. Birini kaldırırken başkasını çıkarıyorlar. Onca değişiklik yapanlar neden yeni TMY’yi çıkardılar? Her zaman stokta mutlaka cezalandırabilecekleri maddeler bulunuyor. 159’uncu madde 301 oluyor, vb… Kimi zaman da yenisi eskisini aratır oluyor ve buna ‘demokratikleşme’ diyorlar… Bu iş, özgürlük ve demokrasi düşmanlarının işi değil. Demokrasiye ve özgürlüğe ihtiyacı olanların işidir… Özgürlüklerin ve demokratikleşmenin koşulu da gerçekten ona ihtiyacı olanların dayatmasıyla mümkündür… Herşeye rağmen bu mücadele devam eriyor ve edecek… Özgürlük mücadelesi kaybetmenin söz konusu olmadığı bir mücadeledir. Attığın her adımda özgürleşirsin…
Bu konuda bir şey söylemek istermisiniz?


