Bir hatırlatma, bir yakıcı soru!
Kasım 22, 2006
İbrahim Karagül
Seymour Hersh, PKK’nın İran’daki koluna ABD ve İsrail’in yoğun destek verdiğini yazınca, Türk medyası sanki yeni bir bilgiymiş gibi haberin üzerine gitti.
Hersh doğru söylüyordu. ABD ve İsrail, PKK’nın İran’daki kolu “Kürdistan’da Özgür Yaşam Partisi”ne (PJAK) yoğun destek veriyor, İran’daki örtülü operasyonlar sadece Kürtler üzerinden değil diğer etnik gruplar üzerinden de yürütüyor, PJAK’a teçhizat ve eğitim sağlıyor hatta İran içinde hedefler listesi hazırlıyordu.
Bu bilgiyi biz yazdığımızda ya kimse ciddiye almaz ya da yalanlanırız. Bir çok gerçeği önceden duyurmanın böyle rahatsız edici bir tarafı var. Haberi okuyunca, bu konuda yazdıklarım aklıma geldi. Mesela; bir yıl önce 11 Mayıs’taki “ABD teröristlerle pazarlık etmezmiş. Hadi oradan!..” başlıklı yazıdaki ifadeler şöyle:
“ABD hedef bölgelerdeki işlerini çoğunlukla teröristlerle, hedef ülkenin muhalif örgütleriyle, bunlar yoksa ABD istihbaratının kuracağı örgütlerle yürütür. İran’a karşı Halkın Mücahitleri Örgütü ile çalışmaktadır. İran topraklarındaki Azerileri, Sünnileri, Kürtleri ve Arapları kışkırtmaktadır. Ülkenin bir çok bölgesinde saldırılar, sabotajlar yapmaktadır. Kimler eliyle? İran’a karşı kullanmak için kendi istihbaratı tarafından kurulan terör örgütleri eliyle.
Daha bu hafta İran’ın Kirmanşah kentinde meydana gelen iki patlamayı ABD yaptırdı. Saldırıdan önce 6 Mayıs’ta PKK lideri Cemil Bayık, “İran’a vur-kaç taktikleriyle saldırılara başlayacaklarını” açıkladı. Kirmanşah’daki saldırıyı PKK’nın İran’daki uzantısı olan PJAK üslendi. PJAK’ı kim kurdu? Amerika… Hem de açıktan. Hem de liderlerini Kuzey Irak’a davet ederek, onlarla toplantılar yaparak kurdu. İran için de bir PKK kurdu. Örgütün elemanları hâlâ ABD özel birlikleri tarafından eğitiliyor. Eylemleri Irak’taki ABD istihbaratı ve askeri birimleri tarafından planlanıyor.
Bir keresinde 27 İran askeri öldürüldü. Tahran, geçtiğimiz hafta Kandil Dağı’nı bu nedenle füzelerle vurdu. PJAK, PKK yönetiminde bir örgüt. Bayık, İran’la Türkiye’nin bölgedeki koordineli operasyonuna karşı İran’a verip veriştiriyor, tehditler yağdırıyor. Tabi ABD’nin verdiği, para, silah, eğitim ve istihbarat desteğinin verdiği cesaretle.”
26 Nisan 2006 tarihli yazıdan: “ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’ın Ankara ziyareti, Türkiye’nin PKK konusunda ABD’den beklentilerine hiçbir şekilde cevap vermeyecek… Ziyaretin esas gündemi İran. Türkiye ile pazarlıkların merkezinde “İran’a karşı PKK” mı var? Öyleyse ABD’nin Türkiye’ye karşı PKK kozunu kullanmasından ne anlayacağız? İran’a karşı yeni kurulan Kürt örgütleri Irak’ta eğitiyor. ABD tarafından kurulan ve finanse edilen PJAK, ABD özel timleri tarafından eğitiliyor. İlk füzenin İran’a düşmesinden sonra bütün bölge kan gölüne dönecek. Saldırının en acı faturasını iki ülke ödeyecek. Türkiye ve Pakistan. Pakistan, İran savaşıyla Belucistan’ı kaybedecek. ABD, bir yandan müttefiki Pakistan’la işbirliği yaparken diğer taraftan Belucistan’daki Pakistan karşıtı örgütleri destekliyor. Kendi müttefikinin bile altını oyuyor. Türkiye’ye karşı aynısını yapmıyor mu.”
26 Eylül 2006 tarihli yazıdan: “Başbakan R. Tayip Erdoğan’ın ABD ziyareti öncesi ilginç gelişmeler oldu. Türkiye Lübnan’a asker gönderme kararı aldı. PKK konusunda Türkiye’nin çağrılarını yıllardır duymayan ABD bir anda Türkiye’nin PKK’ya yönelik politikalarını belirleme pozisyonuna geçti. Türkiye de ABD’nin açtığı yoldan yürüme durumunda kaldı. Böylece PKK, ABD’nin Ortadoğu’daki “Kürt kartı” çerçevesinde oynanan oyunun malzemelerinden biri oldu.
Celal Talabani, “Saldırıları durdurması yönünde PKK’yı ikna ettiklerini, örgütün yakında ateşkes ilan edeceğini” söyledi. İran için kurulan PJAK daha da güçlendirilip İran topraklarına saldırtılırken, PKK için başka bir formül devreye sokuldu. Tam bu sırada, İsrail istihbaratına yakın bir internet sitesi, Türkiye ile İran’ın Kuzey Irak’a ortak operasyon yapmaya hazırlandığını öne sürdü…. ABD’nin PKK için koordinatör olarak tayin ettiği General Joseph Ralston’ın asıl görevi Türkiye’nin Kuzey Irak’a müdahalesini engellemek. (Ralston olayı da tam bir fiyaskoyla sonuçlandı.)… ABD, PKK konusunda Türkiye’ye hep yalan söyledi. Ortada iki seçenek var: Türkiye, ya ABD ve İsrail’le birlikte İran’a karşı operasyonda yer alacak ya da ABD’nin ‘Kürt kartı’na ve İsrail’in bölgedeki etkinliğine karşı İran ve Suriye ile büyük bir operasyona girişecek. Her iki tezin de müşterisi var. Bakalım kim kazanacak!”
Başka örnek vermeye gerek kaldı mı?
Peki; ABD ve İsrail istihbaratı mensuplarıyla Türk özel birlikleri Kuzey Irak’taki ortak üslerde hangi hazırlıkları yapıyor? Bu üslerdeki füze yığınakları kimler için? Sadece bu sorunun cevabını düşünsek yeter!
ikaragul@yenisafak.com.tr
Bu konuda bir şey söylemek istermisiniz?


