Özgürder İstanbul ve Bursa’da Yürüdü
Ağustos 26, 2006
Lübnan’a Asker Göndermek ABD’ye Asker, İsrail’e Taşeron Olmaktır!
“Ne BM Barış Gücü Ne Türk Askeri; Lübnan’ı Hizbullah Koruyacak!”
İstanbulda düzenlenen eylemde; Lübnan’a asker göndermenin, işgale payanda olmak anlamına geleceğini ifade eden Özgür-Der üyeleri Lübnan’a asker gönderilmesini istemediklerini bir protesto yürüyüşüyle deklare ettiler.
Fatih PTT önünde toplanan Özgür-Der üye ve gönüldaşları ellerinde “BM Somali’de, Afganistan’da Ne Yaptı? Lübnan’da Ne Yapacak?”, “ABD-İsrail-BM Zulmüne Payanda Olma”, “Lübnan’a Asker Gönderme İşgale Ortak Olma!” yazılı dövizler ve flamalarla “Barış Gücü”nün Lübnan’a müdahale projesini protesto etti. “İsrail ve ABD’nin Taşeronu Olmaya; Lübnan’a Asker Göndermeye Hayır!” ve “İsrail ile İlişkileri Sürdürmek Katliama ve İşgale Ortak Olmaktır!” yazılı pankartlar da açan topluluk Saraçhane’ye doğru yürüyerek sık sık “BM’ye Asker, İsrail’e Taşeron Olmayacağız!”, “Lübnan’a Asker Gönderilmesin!”, “Ne Barış Gücü Ne Türk Askeri; Lübnan’ı Hizbullah Koruyacak!”, “Emperyalizm Yenilecek, İslami Direniş Kazanacak!”, “İşbirlikçi İktidar İstemiyoruz”, “Yaşasın Hizbullah, Yaşasın İslami Direnişimiz!”, “İşgale Payanda Zulme Ortak Olma!” “İşgale Değil Direnişe Destek!”, “Katil ABD/İsrail Ortadoğu’dan/Filistin’den Defol!”, Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi”, Yaşasın Küresel İntifada!” şeklinde sloganlar attı ve tekbir getirdi.
Özgür-Der Bursa Şubesi Türkiye’nin Lübnan’a asker gönderme isteğini yaptığı eylemle protesto etti.
Özgür-Der Bursa Şubesi tarafından bugün yapılan basın açıklamasında BM’ni 1701 sayılı kararı çerçevesinde başından itibaren asker gönderme fikrine hevesli bir tutum sergileyen AK Parti hükümetinin kamuoyunu bu konuya ısındırmaya çalışması, bu doğrultuda yoğun çaba sarf etmesi kınandı. Yapılan basın açıklamasında bölgedeki gelişmelere ilgisiz kalmama, müdahil olabilme, çaresizlik ve acz içindeki Lübnan devletine yardımcı olma gibi tezlerle gerekçelendirilmeye çalışılan bu yaklaşımın içerdiği zafiyet ve tutarsızlıklar ise görmezden gelinmekte olduğu ifade edildi.
Setbaşı’nda toplanan Özgür-Der üyeleri kortej halinde geldikleri Orhangazi parkında yaptıkları basın açıklamasında şu görüşlere yer verildi: Lübnan’a asker gönderilmesi konusunda Türkiye kamuoyu yanıltılmaktadır. Konunun özünde bölge ülkeleriyle, kardeş halklarla yardımlaşma ve ihtiyaçlarını giderme değil, Siyonist işgali örtülü biçimde sürdürme tavrı belirgindir. BM’nin ateşkes kararı da zaten bu mantığın uzantısı olarak şekillenmiştir. İsrail’in haftalarca sürdürdüğü işgale, katliama, hukuksuzluğa karşı en küçük bir itiraz dahi getirmekten aciz BM, söz konusu kararıyla Siyonist saldırganlığa karşı İslami Direniş’i geriletmeye, meşruiyet temelini zayıflatmaya ve İsrail’e uluslararası bir zırh sağlamaya yönelmiştir. İsrail’in gerek Lübnan ve Suriye topraklarında, gerekse de Filistin’de on yıllardır sürdürdüğü işgali sona erdirme konusunda hiçbir müdahalede bulunmayan BM, Hizbullah’ı etkisizleştirmeye ve bu yolla Siyonistlerin işini kolaylaştırmaya çalışmaktadır.
Basın Açıklamasının Tam Metni
Lübnan’a Birlik Göndermek ABD’ye Asker, İsrail’e Taşeron Olmaktır!
Türkiye açısından en çirkin ve tehlikeli gelişme ise bu kirli projeye doğrudan ya da dolaylı biçimde katkı sağlamaktır. Zannedildiği üzere sorun sadece Türkiye’ye gelebilecek asker cenazelerinin yol açacağı gerilimden ibaret değildir. Anadolu’ya Lübnan’dan gelebilecek asker cenazeleri ihtimalinin Ortadoğu halkları arasında ortaya çıkarabileceği fitne ortamı mutlaka hesaba katılması gereken büyük bir tehlikedir. Bununla birlikte bundan çok daha vahimi ise Türkiye’nin ABD-İsrail projesine dahil olarak Müslüman halklara karşı emperyalist-Siyonist saldırganlığa hizmet etmesi ve bu ülkenin tarihine bir utanç sayfasının daha kazınması olacaktır. Lübnan’a asker gönderilmesi projesine karşı kamuoyunu duyarlılığa ve harekete geçmeye çağırırken, hükümeti bu kirli girişimden uzak durması için uyarıyoruz.
Öte yandan yine bu çerçevede T.C. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün 20 Ağustos Pazar günü İsrail’i ziyaret amacıyla işgal altındaki Kudüs’e gitmesini de kınıyoruz. Sayın Gül, işgal altındaki aziz beldemiz Kudüs’te işgalci katillerle neyi görüştü? Ellerinde minnacık bebeklerin kanları henüz kurumamış Siyonist katillerle el sıkışırken, kameralara poz verirken vicdanı hiç sızlamayacak mı? Bunca vahşiliğin, hukuksuzluğun, çirkinliğin baş aktörleriyle aynı ortamı paylaşmaktan, aynı havayı solumaktan hiç rahatsız olmayacak mı?
Bu ziyaret açıkça Siyonist katilleri onurlandırmaktır. İşledikleri sayısız insanlık suçlarına rağmen, işgalcilerin ayaklarına gitmek ve işgal altında tuttukları aziz İslam beldesinde katillerle bölgenin geleceği üzerine müzakerelerde bulunmak utanç vericidir. Bu ziyareti ve ziyaretin arka planında kotarılmaya çalışılan asker gönderme girişimini kınıyor, AK Parti hükümetinden Siyonist katillerle sürdürülen ilişkileri sonlandırmasını talep ediyoruz.
Bu konuda bir şey söylemek istermisiniz?


